-Gözlerinin içine bakın. Karşılık vermiyosa garip sesler çıkararak dikkatini çekmeye çalışın.
-Gürültülü bir şekilde ossurun ve suçu hemen yanınızdaki erkek arkadaşınıza atarak "Lan ne pis herifsin" diye bağırıp ne kadar ince ruhlu bi insan olduğunuzu belli edin.
-Yiyecek bişeyler ısmarlayın, karnını doyurun. Karnı doyan kadına bi uyku mahmurluğu gelir. İşte fırsat.
-Onunla konuşurken cinselliğe, organlara getirin konuyu. Konuşmayı belaltına indirin.
-Zenginmiş gibi davranın.
-İnsanmış gibi davranın.
-Elleyin onu.
-Mahrem yerlerine dokunarak "eeinh iimhh" diye inleyin.
-Memelerini tutun.
-Şu götün güzelliğine bakın.
-Deydirin.
-Yavrum!
-Bağyan bi saniye müsaade ederseniz bişey sölicem.
-Şşş hoop baksana lan!
-Sittir git lan! Üff götü de güzelmiş ha.
Ev Kedisi
03 03 2012
02 03 2012
Gittin Gideli Bebek
-Her fırsatta ota boka salya sümük ağlar oldum.
-Sensizlikten cinnet geçirip bebek, yoldan gelene geçene ateş açar oldum.
-Ayrılık acısından kurtulmak umuduyla manastıra kapanır oldum bebek.
-Belki söylüyorum kafiye olsun diye, sensizken asılır oldum şeker kız kendiye.
-Sen olmayınca içim dışım ben oldu, kendimden tiskinir oldum.
-Sensizlik zor bebek, sıkıntıdan kendimi sinek avına vurdum.
-Yokluğunda usturayı alıp dalamadım, Şükrü de iyice hippi gibi oldu.
-Sigaradan tad alamaz oldum bebek, yerine parmak emer oldum.
-Gittin gideli bebek, bir hayvan olduğumu daha bir kanıksadım.
-Meğer her şey seninle güzel gelirmiş bana bebek, müzikten bile tiksindim.
-Hiçbi şeyden korkmaz iken bebek Alfred Hiçkok'tan korkar oldum.
-Kendimi felsefe kitaplarına vurdum bebek, rüyalarıma Nietzsche girer oldu.
-Göt gibi kaldım ortada bebek, sensizlik de kol gibi, tam oldu.
-Benden makas almaya çalışan vampirlerle dolu kabuslar görür oldum.
-Geç de olsa sana söylediğim kırıcı sözler için ağzıma biber sürdüm.
-Gittin gideli manyadım, çiğnediğim sakızlardan yufka açar oldum bebek.
-Çizgi film izlemeye vurdum kendimi, rüyamda Kenny beni öldürür oldu.
-Gittin gideli bebek, tuvalette kitap okumaktan zevk alamaz oldum.
-Burnumdan çıkardığım ilginç tatakların patentini almaya başladım.
-Gece yarısı uyanıp bebek, gün doğana kadar buzdolabını seyreder oldum.
-Pipoyla havada pinpon topu durdurmaya çalışmanın hastası oldum bebek.
-Doğada her şey dönüşümlü iken, sen de dönüver be bebek. He? Olma mı?
( Alıntıdır, "rererörörö sön yozmodun bunu, çoldun boşko büyördön" demeye kalkışanı acımasızca sikmekten beter ederim.)
-Sensizlikten cinnet geçirip bebek, yoldan gelene geçene ateş açar oldum.
-Ayrılık acısından kurtulmak umuduyla manastıra kapanır oldum bebek.
-Belki söylüyorum kafiye olsun diye, sensizken asılır oldum şeker kız kendiye.
-Sen olmayınca içim dışım ben oldu, kendimden tiskinir oldum.
-Sensizlik zor bebek, sıkıntıdan kendimi sinek avına vurdum.
-Yokluğunda usturayı alıp dalamadım, Şükrü de iyice hippi gibi oldu.
-Sigaradan tad alamaz oldum bebek, yerine parmak emer oldum.
-Gittin gideli bebek, bir hayvan olduğumu daha bir kanıksadım.
-Meğer her şey seninle güzel gelirmiş bana bebek, müzikten bile tiksindim.
-Hiçbi şeyden korkmaz iken bebek Alfred Hiçkok'tan korkar oldum.
-Kendimi felsefe kitaplarına vurdum bebek, rüyalarıma Nietzsche girer oldu.
-Göt gibi kaldım ortada bebek, sensizlik de kol gibi, tam oldu.
-Benden makas almaya çalışan vampirlerle dolu kabuslar görür oldum.
-Geç de olsa sana söylediğim kırıcı sözler için ağzıma biber sürdüm.
-Gittin gideli manyadım, çiğnediğim sakızlardan yufka açar oldum bebek.
-Çizgi film izlemeye vurdum kendimi, rüyamda Kenny beni öldürür oldu.
-Gittin gideli bebek, tuvalette kitap okumaktan zevk alamaz oldum.
-Burnumdan çıkardığım ilginç tatakların patentini almaya başladım.
-Gece yarısı uyanıp bebek, gün doğana kadar buzdolabını seyreder oldum.
-Pipoyla havada pinpon topu durdurmaya çalışmanın hastası oldum bebek.
-Doğada her şey dönüşümlü iken, sen de dönüver be bebek. He? Olma mı?
( Alıntıdır, "rererörörö sön yozmodun bunu, çoldun boşko büyördön" demeye kalkışanı acımasızca sikmekten beter ederim.)
24 02 2012
Maddeler - Osbir!
-Bu maddeler şeysi ince ayrıntılarla başladı, kısa bildirimler şeklinde yazıyodum. "Şu konuda şöyle yaparım" gibi. Sonra daha ayrıntılı anlatmaya başladım. İlk başladığım zamanlardaki gibi uzun uzun yazılar yazmak istiyorum aslında. Sonra düşünüyorum, ulan yazıyorum yazıyorum da kendime yazıyorum.
-Acilen iş bulmam gerekli. Para pul için değil, herhangi bişeyin eksikliğini çekmiyorum ama zihinsel olarak oyalayıcı bişeyler lazım. Tecrübesizken veya paraya acilen ihtiyacım olduğu zamanlarda ne iş olsa yaparım moduna giriyodum ama şimdi girmek istemiyorum. Yeterince tuvalet temizledim, yeterince amelelik yaptım, yeterince kavurucu güneşte dolaşıp karardım, yeterince ağız kokusu çektim. Hatta fazlasıyla. Haa direk gidip masabaşına oturayım, bana iki bin tele maaş versinler, sabah dokuz akşam beş çalışayım da demiyorum. Sadece biraz insanî şartlarda çalışayım yeter ki.
-"İş beğenmiyosun bidi bidi bidi" diyenlerle çalıştığımda ne şartlar altında olduğumu öğrenince "Öyle iş mi olurmuş bidi bidi bidi" diyenlerin de aynı kişiler olması çok mânidar bence.
-Sen 5 yıl öncesinden başlayarak en az yirmi kere farklı bankalara kredi kartı başvurusu yap, bordro falan göster, hiçbiri kart mart vermesin, sadece biri beş yüz limitli bi öğrenci kartı versin. Hadi bu kısım anlaşılır, baban vukuatlıdır falan. Peki ya işsizken durduk yere aylar önce "Heha nasolsa çıkmaz" diyerek bankamatikten yaptığın başvuru sonucu kart gelirse? Ulan beş param yok, "Param yok nabalım" diyerek umursamadığım almak istediğim tonla şey var, sen tut bana kart yolla. Amınakoyim senin banka kere.
-Eskiden, hatta bu blogu açmamdan daha öncesinden beri Friendfeed bağımlısıydım. Geçenlerde hesabımı kapatıverdim. Son zamanlarda pek aktif olmasam da gene de günde en az 2-3 saatimi orda geçiriyodum. Birden kapatınca boşluğa düştüm lan sanki. Feyk hesap aldım falan. Bikaç gün sonra o feyki de sallamamaya başladım. Son 15-20 gündür farkettim ki, FF olmasa da oluyomuş lan.
-Tumblr sayfama da beklerim efenim : http://okkesus.tumblr.com/ Biraz edepsiz ama, uyarayım önceden.
-Msn, Gtalk ve Facebook arkadaş listelerimde de sağlam bi temizlik yaptım. Konuşmadığım, muhabbet etmediğim kim varsa sildim. No offence. Böyle bi durgunluk geldi, sessiz sakin geçmeye başladı günüm. Sonra düşündüm, ulan zaten eskiden de böyleydi.
- http://www.youtube.com/watch?v=9gOyXhFDlOM
-Acilen iş bulmam gerekli. Para pul için değil, herhangi bişeyin eksikliğini çekmiyorum ama zihinsel olarak oyalayıcı bişeyler lazım. Tecrübesizken veya paraya acilen ihtiyacım olduğu zamanlarda ne iş olsa yaparım moduna giriyodum ama şimdi girmek istemiyorum. Yeterince tuvalet temizledim, yeterince amelelik yaptım, yeterince kavurucu güneşte dolaşıp karardım, yeterince ağız kokusu çektim. Hatta fazlasıyla. Haa direk gidip masabaşına oturayım, bana iki bin tele maaş versinler, sabah dokuz akşam beş çalışayım da demiyorum. Sadece biraz insanî şartlarda çalışayım yeter ki.
-"İş beğenmiyosun bidi bidi bidi" diyenlerle çalıştığımda ne şartlar altında olduğumu öğrenince "Öyle iş mi olurmuş bidi bidi bidi" diyenlerin de aynı kişiler olması çok mânidar bence.
-Sen 5 yıl öncesinden başlayarak en az yirmi kere farklı bankalara kredi kartı başvurusu yap, bordro falan göster, hiçbiri kart mart vermesin, sadece biri beş yüz limitli bi öğrenci kartı versin. Hadi bu kısım anlaşılır, baban vukuatlıdır falan. Peki ya işsizken durduk yere aylar önce "Heha nasolsa çıkmaz" diyerek bankamatikten yaptığın başvuru sonucu kart gelirse? Ulan beş param yok, "Param yok nabalım" diyerek umursamadığım almak istediğim tonla şey var, sen tut bana kart yolla. Amınakoyim senin banka kere.
-Eskiden, hatta bu blogu açmamdan daha öncesinden beri Friendfeed bağımlısıydım. Geçenlerde hesabımı kapatıverdim. Son zamanlarda pek aktif olmasam da gene de günde en az 2-3 saatimi orda geçiriyodum. Birden kapatınca boşluğa düştüm lan sanki. Feyk hesap aldım falan. Bikaç gün sonra o feyki de sallamamaya başladım. Son 15-20 gündür farkettim ki, FF olmasa da oluyomuş lan.
-Tumblr sayfama da beklerim efenim : http://okkesus.tumblr.com/ Biraz edepsiz ama, uyarayım önceden.
-Msn, Gtalk ve Facebook arkadaş listelerimde de sağlam bi temizlik yaptım. Konuşmadığım, muhabbet etmediğim kim varsa sildim. No offence. Böyle bi durgunluk geldi, sessiz sakin geçmeye başladı günüm. Sonra düşündüm, ulan zaten eskiden de böyleydi.
- http://www.youtube.com/watch?v=9gOyXhFDlOM
02 01 2012
Maddeler - 30
-Lan!
- Yazın suratımdan işeme sorunum vardı. Malum gâvur amı sıcaklar yüzünden. Şimdi kış geldi, oh mis gibi taşşak çatlatan soğuklar var. Nası seviyorum var ya. Böle yorganın altına giriyosun, sıcacık mis gibi oyh. Ama sabahları şöle bi sorun oluyo kışın. Tamam terlemiyorum iyi güzel ama soğuktan sümüğüm akıyo. Burnumdan sıçıyorum afedersin. Nerden çıkıyo bu kadar sümük anlamıyorum mnakoyiim.
-Yeni yıla nasıl girersen yıl öyle geçer geyiği var ya. Eğer doğruysa -ki şu yaşıma kadar doğruluğunu görmedim hiç- sıçtım bu sene. Niye mi? Yılbaşı gecesi aşırı uykusuz ve yorgundum, hafif de kafam iyiydi. Saat 9da yattım. Bütün sene böle geçer mi lan? Geçmez tabii.
-Ama uyumak güzel lan. Son 15 gündür koala gibi uyuyorum. Lise sonda bi kız vardı, karşısında esneyince o da esnemeye başlıyodu ve yarım saat sonra bildiğin sıranın üstünde sızıp kalıyodu, bunla çok uğraşırdım ben, esnerdim paso. Sabrı taştığında "ağzın ayrılsın esnemekten eşşığlueşşek" diye beddua etmişti bana. O hafta boyunca hiç ama hiç abartısız okul haricinde sürekli uyumuştum lan. Günde 18 saat.
-Bi de o aralar annem beni makarnadan bıktırmaya çalışmıştı. 20 gün falan boyunca günde 2 öğün makarna yedim, o pişirmekten bıktı, ben yemekten bıkmadım. Nihehe.
-Hiç unutmam, yıllardan yaz idi. Benjaminle oturmuş Sebastiyanı çekiştiriyoduk. Şöyle böyleymiş hehe diyoduk. Bi baktık o da ne. Sebastiyan çıkagelmez mi. Ona da dedik şöyle böyleymişsin diye. Valla abi dedi, varmış ortalıkta öyle dedikodular, onları söyleyen amcıkaazlıyı bulursam vericem ayarı dedi. Tabi Benjaminle ben bunu kaldırabilir miydik? Kaldıramazdık idi. Bu sefer bize amcıkaazlı dedi diye ağzı amcık olana kadar dövdük bunu. Hey gidi eski günler. Tabii tabii.
-Mnakoyim fener atkısıyla foto çekmem lazım gene. Nası üşeniyorum var ya. Zati odamın kiri pası yüzünden o çaput da kirlendi. Goril misali olmasam da kamyoncu misali kıllı olduğum için yere dökülenlerden o da payını alıyo tabii.
-Kıl dedim de aklıma geldi. Pis bişi evet. Göğsümden kopan kıllar toplanıp göbeeme doluşuyo lan, nası öyle oluyo anlamıyorum bi türlü. Göbeemden çıkardığım topaklarla bi senede yastık doldururum. Hiç de eksilmiyolar mnakoyiim.
-Feedback yabıyo demek ki.
-Aha benjamin geldi, şimdi oturucaz, birbirimize pipişlerimizi göstericez.
-Hallelujah!
- Yazın suratımdan işeme sorunum vardı. Malum gâvur amı sıcaklar yüzünden. Şimdi kış geldi, oh mis gibi taşşak çatlatan soğuklar var. Nası seviyorum var ya. Böle yorganın altına giriyosun, sıcacık mis gibi oyh. Ama sabahları şöle bi sorun oluyo kışın. Tamam terlemiyorum iyi güzel ama soğuktan sümüğüm akıyo. Burnumdan sıçıyorum afedersin. Nerden çıkıyo bu kadar sümük anlamıyorum mnakoyiim.
-Yeni yıla nasıl girersen yıl öyle geçer geyiği var ya. Eğer doğruysa -ki şu yaşıma kadar doğruluğunu görmedim hiç- sıçtım bu sene. Niye mi? Yılbaşı gecesi aşırı uykusuz ve yorgundum, hafif de kafam iyiydi. Saat 9da yattım. Bütün sene böle geçer mi lan? Geçmez tabii.
-Ama uyumak güzel lan. Son 15 gündür koala gibi uyuyorum. Lise sonda bi kız vardı, karşısında esneyince o da esnemeye başlıyodu ve yarım saat sonra bildiğin sıranın üstünde sızıp kalıyodu, bunla çok uğraşırdım ben, esnerdim paso. Sabrı taştığında "ağzın ayrılsın esnemekten eşşığlueşşek" diye beddua etmişti bana. O hafta boyunca hiç ama hiç abartısız okul haricinde sürekli uyumuştum lan. Günde 18 saat.
-Bi de o aralar annem beni makarnadan bıktırmaya çalışmıştı. 20 gün falan boyunca günde 2 öğün makarna yedim, o pişirmekten bıktı, ben yemekten bıkmadım. Nihehe.
-Hiç unutmam, yıllardan yaz idi. Benjaminle oturmuş Sebastiyanı çekiştiriyoduk. Şöyle böyleymiş hehe diyoduk. Bi baktık o da ne. Sebastiyan çıkagelmez mi. Ona da dedik şöyle böyleymişsin diye. Valla abi dedi, varmış ortalıkta öyle dedikodular, onları söyleyen amcıkaazlıyı bulursam vericem ayarı dedi. Tabi Benjaminle ben bunu kaldırabilir miydik? Kaldıramazdık idi. Bu sefer bize amcıkaazlı dedi diye ağzı amcık olana kadar dövdük bunu. Hey gidi eski günler. Tabii tabii.
-Mnakoyim fener atkısıyla foto çekmem lazım gene. Nası üşeniyorum var ya. Zati odamın kiri pası yüzünden o çaput da kirlendi. Goril misali olmasam da kamyoncu misali kıllı olduğum için yere dökülenlerden o da payını alıyo tabii.
-Kıl dedim de aklıma geldi. Pis bişi evet. Göğsümden kopan kıllar toplanıp göbeeme doluşuyo lan, nası öyle oluyo anlamıyorum bi türlü. Göbeemden çıkardığım topaklarla bi senede yastık doldururum. Hiç de eksilmiyolar mnakoyiim.
-Feedback yabıyo demek ki.
-Aha benjamin geldi, şimdi oturucaz, birbirimize pipişlerimizi göstericez.
-Hallelujah!
25 11 2011
Maddeler - 29
-Tıkandım kaldım. Bildiğin tıkandım. Aklımda vardı üç beş bişey, şu en başa tireyi attım, sonra kaldım öylece. En başta korktuğum başıma geldi. Ayda yılda birden fazla yazmayınca, ve yazdıklarımın yarısı saçmalık olunca üzülüyorum, "beceremedim" diyorum. E ne bekliyodum mnakoyiim? Bi blogla yazar mı olcaktım? He oldu, kumdan kale yaparak da inşaat mühendisi olurum o zaman.
-Hani forumlarda klasik bi laf vardır ya, emeğe saygı diye. Hah, ordan burdan foto bulup eklemek, topic açmak emek diil olum. Asıl emeğe saygı ne bilio musun? Porno film izlerken osbir çektikten sonra da izlemeye devam edip sonunu getirmektir. Asıl emek onlarınki lan.
-Hayır porno izlerken gelmedi aklıma bu. İzlemem ben zaten. Ne ki o?
-Piskolojim bozulmaya başlıyo olabilir. Pc'de altı üstü üç tane oyun var. Biri football manager (yenilerden diil, 06.), biri call of duty (ilk çıkanı) ve diğeri de rise of nations (2003 yapımı bir strateji oyunu, şu çok popüler olan vardı titanlı falan, adını unuttum, ona inat bunu oynadım hep.). Velhasılı, bunları oynuyorum hep. Ama şöyle bi durum var ki, bigün fm oynadıysam o günün geri kalanında kendimi teknik direktör sanarak geziyorum, böle basın toplantıları düzenliyorum falan. Ya da COD oynadığımda kendimi savaş çıkmasını ve o savaşta sniper olarak hizmet etmeyi hayal ederken buluyorum. Hele rise of nations oynadıysam direk Kanuni'yim zaten, Avrupa'yı fethediyorum.
-Geçenlerde bi fid vardı ateistlikle falan alakalı. O ateist geçinenlerin yüzde doksanı kafalarına bi silah dayansa veya neblim ölümle burun buruna gelse eşhedü ennee diye sayıklayarak altına sıçar lan. Sırf kendini azcuk da olsa farklı göstermeye çalışırken saçmalayıp komikleşmek ve bunun farkında olmamak, ciddi ciddi inatla buna tutunmak çok acıklı lan. Valla bak. Yani sinirlenemiyosun bile, üzülüyosun sadece. "Bakın ben farklıyım" diyerek yırtınmak boşuna çaba anam, gerçekten farklıysan -ki bi sikim özelliği yok farklı olmanın- böyle saçmalamadan farkedilirsin.
-Haa fidlerde ya da orda burda bunları ve bu gibi şeyleri söylediğimde faşist damgası yiyorum iyi mi. Faşistim mnakoyim, swastika küpe takıyorum, demir haçlı da var, en yakın zamanda SS armalı yüzük yaptırıcam kendime (cidden yaptırıcam, bi kuyumcu buldum, elişi olucak, beğenmezsem almama garantisi var) ve napoleon bonaparte posterimin karşısına da hitler posteri asıcam. Hah mnakoyim oldu mu? Hatta hitler'in pariste eiffel kulesi arka planlı çektirdiği fotosunu poster yaptırıcam, hazır yüksek çözünürlükte var elimde.
-Burnum cidden yamuk. Babam sağolsun. Dikkatli bakınca çok bariz, ama kafamı hafif sağa yatırdığımda düzgün duruyo.
-Göt bok sıç.
-Hani forumlarda klasik bi laf vardır ya, emeğe saygı diye. Hah, ordan burdan foto bulup eklemek, topic açmak emek diil olum. Asıl emeğe saygı ne bilio musun? Porno film izlerken osbir çektikten sonra da izlemeye devam edip sonunu getirmektir. Asıl emek onlarınki lan.
-Hayır porno izlerken gelmedi aklıma bu. İzlemem ben zaten. Ne ki o?
-Piskolojim bozulmaya başlıyo olabilir. Pc'de altı üstü üç tane oyun var. Biri football manager (yenilerden diil, 06.), biri call of duty (ilk çıkanı) ve diğeri de rise of nations (2003 yapımı bir strateji oyunu, şu çok popüler olan vardı titanlı falan, adını unuttum, ona inat bunu oynadım hep.). Velhasılı, bunları oynuyorum hep. Ama şöyle bi durum var ki, bigün fm oynadıysam o günün geri kalanında kendimi teknik direktör sanarak geziyorum, böle basın toplantıları düzenliyorum falan. Ya da COD oynadığımda kendimi savaş çıkmasını ve o savaşta sniper olarak hizmet etmeyi hayal ederken buluyorum. Hele rise of nations oynadıysam direk Kanuni'yim zaten, Avrupa'yı fethediyorum.
-Geçenlerde bi fid vardı ateistlikle falan alakalı. O ateist geçinenlerin yüzde doksanı kafalarına bi silah dayansa veya neblim ölümle burun buruna gelse eşhedü ennee diye sayıklayarak altına sıçar lan. Sırf kendini azcuk da olsa farklı göstermeye çalışırken saçmalayıp komikleşmek ve bunun farkında olmamak, ciddi ciddi inatla buna tutunmak çok acıklı lan. Valla bak. Yani sinirlenemiyosun bile, üzülüyosun sadece. "Bakın ben farklıyım" diyerek yırtınmak boşuna çaba anam, gerçekten farklıysan -ki bi sikim özelliği yok farklı olmanın- böyle saçmalamadan farkedilirsin.
-Haa fidlerde ya da orda burda bunları ve bu gibi şeyleri söylediğimde faşist damgası yiyorum iyi mi. Faşistim mnakoyim, swastika küpe takıyorum, demir haçlı da var, en yakın zamanda SS armalı yüzük yaptırıcam kendime (cidden yaptırıcam, bi kuyumcu buldum, elişi olucak, beğenmezsem almama garantisi var) ve napoleon bonaparte posterimin karşısına da hitler posteri asıcam. Hah mnakoyim oldu mu? Hatta hitler'in pariste eiffel kulesi arka planlı çektirdiği fotosunu poster yaptırıcam, hazır yüksek çözünürlükte var elimde.
-Burnum cidden yamuk. Babam sağolsun. Dikkatli bakınca çok bariz, ama kafamı hafif sağa yatırdığımda düzgün duruyo.
-Göt bok sıç.
11 11 2011
Firentfik
Şimdik efenim, uzun zamandır savsakladım biliyorum. 6-7 aydır pc bozuktu zati, bikere cepten yazmayı denedim, o da kabız etti. Uğraşmaya üşendim. Uzun zaman sonrasındaki geri dönüşümde benim en çok zaman geçirdiğim sosyal medya şeysi Firentfit ve ordaki modellerden bahsetmek istiyorum. İki yılı doldurdum, gözledim, sinsi sinsi izledim, çeşitleri belirledim kendimce. Bi kısmını övücem, bi kısmına ana bacı sövücem.
İyi olanlardan başlayayım. Polyanna ile Heidi karışımı sevgi kelebenkleri var. Böle sürekli sevgiden börtüden böcükten bahseder, müzik paylaşır. Dünya yansa hasırı yanmaz, elemanın zikinde diildir hiçbişe. Pek zeki olmadıklarını, ama aynı zamanda salak da olmadıklarını düşünüyorum. Zararsızdır, kimseyi sinirlendirmez ama bazen bayarlar. Lazım onlar bize.
Bi çeşit de gerçekten salak olanlar. Hacı bildiğin salak yahu. "Bugün yoğurt yedim" gibisinden fidlerini görebilirsin bu denyoların. Ulan kime ne senin ne skim yediğinden? Veya nereye gittiğinden? Ha biyere gidersin, orda birileriyle buluşursun, birlikte foto falan çekinirsin de "bak buluştuk biz" falan dersin. Nebiliym lan, sinirlendirmezler ama iyimserlerin aksine bazen diil, her zaman bayarlar.
Zenginler var ayrıca. Bunların da hasırı yanmaz. Ama biyere kadar dokunulmaz oldukları içindir, orospuçocuğu iktidardakilerin sikik siyaseti bile dokanmaz bunlara. Bildiğin burjuvalar. Adam ekmeğin nolduğunu bilmiyo mnakoyim pasta yemekten.
Hele abazalar var ki evlere şenlik. (abaza demeye alışmış elim dilim, aslı abazan) Bunlar ergenliği bi türlü atlatamayan garibanlar. Yazık. Elemanın yorumlarını oku, hepsi belli başlı hatunların fidlerinde. Kendileri fid açıcak kadar yaratıcıdır aslında ama aklı başka şeylerle meşguldür. (am-göt-meme) 2000'lerin başındaki hallerim geliyo aklıma onları izlerken. O zamanlar pc benim için, sikindirik oyunlar oynamak ve yahoo messenger'ın chat odalarında cıbıl görebileceğim bi hatun bulma çalışmalarından ibaretti çünkü.
Gelelim uyuz olduklarıma. Baştan belirteyim, bundan sonra sayacağım tarife uyanların herhangi biri karşımda olsa "o da insan lan yazık" demem, ağız burun dalarım. O derece sinirleniyorum bazen. Bunların ilki tüm aktiviteleri kalıplaşmış kitapları okuyup kalıplaşmış filmleri izleyip üç beş müzik dinleyince kendini bi yarraam sananlardır. Öyle güzel ahkâm keserler ki aklın hayalin durur. Sanırsın mayıs 68'de paris'te öğrenci hareketlerinde barikatlarda en ön saflardaydı amınakoyim, öyle laflar eder. Ama sorsan hayatında sadece fikir, ırk, cinsiyet ya da bunlar gibi aslında karşındakini üzmeye bile değmeyecek şeyler yüzünden edilen bi kavgaya itilmemiştir. Anasının sıcak memesinin altına başını yaslayıp güvenin tadını çıkarmıştır. Çok okuyan değil çok gezen, gören, izleyen bilir. Ama hayır, o sik kafalar bi sikim görmeden en iyisini bilirler, evet.
Bunlara kısmen benzeyen bi çeşit var ki, onlar da apayrı bir dumur konusu. Bunlar da sadece ama sadece başkaları "wuu bak bu başka düşünüyo, demek ki çok yönlü bakabiliyo olaylara, çok yönlü düşünüyo, allam ne kadar marjinal!" şeklinde düşünsünler diye her sike muhalefet olurlar. Her sike derken hiç abartmıyorum, gerçekten her sike muhalefet olurlar. Aslında kendi düşünceleri muhalif değildir. Gerçi düşüncesi de her sike muhalif olan var, onlara sormak isterim : E amına koduklarım, ne boka yararsınız siz? Neyse, kendi düşünceleri muhalif olmadığı halde acınası bi inatla devam ederler bu tavrı sürdürmeye. Kaba bi tabir vardır, "bi sikeyim de kendine gel" diye, hah bunların güzel bi kuru kuru sikilmesi lazım ki akılları başlarına gelsin.
Haa böyle sövüp sayıyorum ya, gerçekten marjinal tipler var, öyleymiş gibi davranmayanlar yani. Heh onlara lafım yok, ne diyim, ufo gören masum köylü gibi bakıyorum onlara. Yani nötrüm, ne iyi ne de kötü bi düşüncem yok. Ha bi de nolur sormayın bana "ben hangisiyim lan?" diye.
Haydin.
İyi olanlardan başlayayım. Polyanna ile Heidi karışımı sevgi kelebenkleri var. Böle sürekli sevgiden börtüden böcükten bahseder, müzik paylaşır. Dünya yansa hasırı yanmaz, elemanın zikinde diildir hiçbişe. Pek zeki olmadıklarını, ama aynı zamanda salak da olmadıklarını düşünüyorum. Zararsızdır, kimseyi sinirlendirmez ama bazen bayarlar. Lazım onlar bize.
Bi çeşit de gerçekten salak olanlar. Hacı bildiğin salak yahu. "Bugün yoğurt yedim" gibisinden fidlerini görebilirsin bu denyoların. Ulan kime ne senin ne skim yediğinden? Veya nereye gittiğinden? Ha biyere gidersin, orda birileriyle buluşursun, birlikte foto falan çekinirsin de "bak buluştuk biz" falan dersin. Nebiliym lan, sinirlendirmezler ama iyimserlerin aksine bazen diil, her zaman bayarlar.
Zenginler var ayrıca. Bunların da hasırı yanmaz. Ama biyere kadar dokunulmaz oldukları içindir, orospuçocuğu iktidardakilerin sikik siyaseti bile dokanmaz bunlara. Bildiğin burjuvalar. Adam ekmeğin nolduğunu bilmiyo mnakoyim pasta yemekten.
Hele abazalar var ki evlere şenlik. (abaza demeye alışmış elim dilim, aslı abazan) Bunlar ergenliği bi türlü atlatamayan garibanlar. Yazık. Elemanın yorumlarını oku, hepsi belli başlı hatunların fidlerinde. Kendileri fid açıcak kadar yaratıcıdır aslında ama aklı başka şeylerle meşguldür. (am-göt-meme) 2000'lerin başındaki hallerim geliyo aklıma onları izlerken. O zamanlar pc benim için, sikindirik oyunlar oynamak ve yahoo messenger'ın chat odalarında cıbıl görebileceğim bi hatun bulma çalışmalarından ibaretti çünkü.
Gelelim uyuz olduklarıma. Baştan belirteyim, bundan sonra sayacağım tarife uyanların herhangi biri karşımda olsa "o da insan lan yazık" demem, ağız burun dalarım. O derece sinirleniyorum bazen. Bunların ilki tüm aktiviteleri kalıplaşmış kitapları okuyup kalıplaşmış filmleri izleyip üç beş müzik dinleyince kendini bi yarraam sananlardır. Öyle güzel ahkâm keserler ki aklın hayalin durur. Sanırsın mayıs 68'de paris'te öğrenci hareketlerinde barikatlarda en ön saflardaydı amınakoyim, öyle laflar eder. Ama sorsan hayatında sadece fikir, ırk, cinsiyet ya da bunlar gibi aslında karşındakini üzmeye bile değmeyecek şeyler yüzünden edilen bi kavgaya itilmemiştir. Anasının sıcak memesinin altına başını yaslayıp güvenin tadını çıkarmıştır. Çok okuyan değil çok gezen, gören, izleyen bilir. Ama hayır, o sik kafalar bi sikim görmeden en iyisini bilirler, evet.
Bunlara kısmen benzeyen bi çeşit var ki, onlar da apayrı bir dumur konusu. Bunlar da sadece ama sadece başkaları "wuu bak bu başka düşünüyo, demek ki çok yönlü bakabiliyo olaylara, çok yönlü düşünüyo, allam ne kadar marjinal!" şeklinde düşünsünler diye her sike muhalefet olurlar. Her sike derken hiç abartmıyorum, gerçekten her sike muhalefet olurlar. Aslında kendi düşünceleri muhalif değildir. Gerçi düşüncesi de her sike muhalif olan var, onlara sormak isterim : E amına koduklarım, ne boka yararsınız siz? Neyse, kendi düşünceleri muhalif olmadığı halde acınası bi inatla devam ederler bu tavrı sürdürmeye. Kaba bi tabir vardır, "bi sikeyim de kendine gel" diye, hah bunların güzel bi kuru kuru sikilmesi lazım ki akılları başlarına gelsin.
Haa böyle sövüp sayıyorum ya, gerçekten marjinal tipler var, öyleymiş gibi davranmayanlar yani. Heh onlara lafım yok, ne diyim, ufo gören masum köylü gibi bakıyorum onlara. Yani nötrüm, ne iyi ne de kötü bi düşüncem yok. Ha bi de nolur sormayın bana "ben hangisiyim lan?" diye.
Haydin.
05 04 2011
Maddeler - 28
Başlangıçta belirtmek istediğim bazı şeyler var. Bu maddeler yazılarına başladığımdan beri aslında esin kaynağım Bülent Üstün idi. O'nun L-Manyak'ta çizmeye başlayıp Lombak'ta devam ettirdiği Kerizler ve Prensiplerim Vardır köşelerini benimseyip onlardan esinlenerek kendimden ayrıntılar vermiştim. "Nası lan iyi oluyo mu?" şeklinde sorduğum bikaç okurum arkadaşımdan da olumlu tepkiler alınca devam ettirmiş idim. Bu sefer de esin kaynağım olan köşelerden bazı şeyler yazayım dedim.
Peki neden bunu baştan söylüyorum? Mizahı Feyspukta Fırat okuyarak öğrendiğini zanneden çemçük yeni nesilin hiiiç çekmek istemediğim bikbiklerinden en baştan kendimi koruyayım diye belirttim. Ulan siz fırat'ı okuyup mizahı keşfettiğinizi zannediyosunuz, ben ilkokulda bunları okumaya başladım. Siz sokakta bilye oynarken, mal mal oraya buraya koştururken ben mizahı hatmediyor idim. Sizin şimdilerde "mizahçı" olarak bildiğiniz karikatüristler benim okuduğum ustalardan -ki onlar Oğuz Aral abimizin çırakları- sonraki ikinci nesil. Ben okumaya başladığımda L-Manyak tayfası vardı, sonra Lombak onlardan ayrıldı. Orada yetişen nesil Lombak'çılarla birlikte Penguen'i açtı, orda yetişen ikinci nesil de Uykusuz'u yarattı. Velhasılı kendim dahil her şeyle, herkesle dalga geçebiliyosam onların sayesindedir.
-Suratıma top çarpmadıkça Türk futbolunu desteklerim.
-Restoranda yemeğimi beklerken kaşıkta kendimi izlerim.
-"İzlemeyeni kurşuna dizecez" deseler, yine de izlemem turplar vadisini..
-Nerde bir geyşa görsem koşup imza isterim.
-Cep operatörlerinin mesaj paketlerine kılım. Mesajlarımı taşa sarılı kağıtla camdan atıp kaçarım.
-Evde elektrikler kesilince mum yakmam. Ööle karanlıkta mal mal oturup beklerim elektriklerin gelmesini.
-Şehir içinde uçan tekmeyle seyahat ederim.
-Her gece "nolcak bu memleketin hali?" diyerek 10 dakika ağlarım.
-Kapı badigartlarına sataşmayı çok severim. Huzuru komada bulurum.
-Boş zamanlarımda boşa giden zaman için kronometre tutarım.
-Kafama top çarparsa Türk futbolundan desteğimi çekerim.
-Sanatı sanat için yaparım. Eşşeenski için yapacak değilim ya.
-Nerde şüpheli bi paket görsem mutlaka kurcalarım.
-Evrenin sonsuz oluşu zerre skimde değildir.
-Kuduz köpeklere bayılırım. Aradığım huzuru karantinada bulurum.
-Çiçek sevmem. Saksıya köstebek ekerim. Sevimli de kerata.
-Günün stresini ayaklarıma tuz serpip keçime yalatarak atarım.
-İçki içerim. Ama içime çekmem. Dudak tiryakisiyim.
-Rövaşata bağımlısıyım. Günde 5 kere yapmazsam krize girerim.
-Karamsarlık beni çok eylendirir. Sık sık kafkaesk bir ruh haline bürünürüm.
-CD'yi toptan kangal olarak alırım. Keser keser dinlerim.
Vesaire vesaire.
26 02 2011
Maddeler - 27
-Bu maddeler olayını da sapıttırıp sadece okul maceralarıma çevirmek üzereyim lan sanki. Emaan. Ko götüne.
-Dün gece uyuyamadım. Uykusuz gittim okula. Son derste bi ara sızıp kaldım hatta. Yatıcam birazdan.
-Aslında bu yazıcaklarımın çoğunu okuldayken yazdım. Sıkılmayayım deyuu.
-Efenim bugün bütün hatunlarda bi gariplik var idi. Hepsinin suratı parlıyodu lan. Bir olur iki olur tamam tesadüf dersin. Ama hepsinin yüzü böle amele teri gibi ışıl ışıldı. Garibime gitti.
-Daha önce de bahsettim, bisürü kezban geliyo okula. Evlere şenlik lan hepsi. Sadece onlardan tonla malzeme çıkar. Ama içlerinden bitanesi var ki, en matrak olanı o. Çünküğğ kezban olduğu halde kezban değilmiş de tikiymiş gibi böle bi havalar saç atmalar falan. Film gibi lan. Çıkışta gördüm, mıdık arabasına bindi..
-Geçen seneki istatistikçimden de bahsetmiştim. 3 ay boyunca aynı pantolonu giymesiyle dalga geçmiştim. Ulan hatun hala aynı pantolonu giyiyo lan. Dalga mı geçeyim, yoksa acıyayım mı bilemedim.
-Derste hocaya hesap makinesi lazım oldu, elemanın biri uzattı kendininkini. Ama bildiğin bakkal makinesi lan, benim defterim kadar bişeydi. Salam parmak edition.
-Yine istatistikten gideyim. Geçen sene derse gelen bi amca vardı. Böle 55 yaşlarında andropoz bişe. Amca kotu falan giyerdi. Bu sene de bi menopoz teyze var. Takdir ettim.
-Peki ben neden istatistik dersine girdim? Hem de o dersten geçtiğim halde? Çünküğ türk vergi sistemi dersinin pazarcı kılıklı hocası ders anlatmıyo, sadece kitabı okuyo. Kitabı ben de okurum yarraam.
-Ulan teyze gözlüklerinin üstünden bana öyle bi ters bakış attı ki korktum. Bunları yazdığımı mı sezdi naptı lan?
-O diil de bıyıklar uzadı lan, batmaya başladı. Ama kesmicem. Kessem mi lan yoksa? Ama bu sefer sadece sakal kalıcak. Hff. Napcam bilmiyorum du bakalım.
-Neyse haydin.
12 02 2011
Dolgun Hatun
Uzun zamandır aklımda vardı zaten bu konuda yazmak. Bikaç gün önce FF'te girdiğim "Dolgun Ablalar" grubu sayesinde bu yazma isteğim iyice fiştiklendi. Bugün de hazır maliyet muhasebesi dersinde sıkılmış iken (!?!) dedim aha fırsat, yazıvereyim şimdi, eve gidince elden geçiririm.
Şimdik efenim, bu açıdan bakarsak kadınlar üç çeşittir diyebiliriz. Çiroz hatunlar, fit hatunlar ve dolgun hatunlar. Aralarındaki farkları anlatabilmek adına önce kısaca bi özet geçeyim.
Çirozlarla başlayalım. Bunlar 34-36 beden giyer. Eti budu yoktur, kuru götlüdür. Meme ya yoktur, varsa da emanet gibi durur üstünde, iticidir. Çirkin lan işte, ne bu böle zayıf olma hevesi anlamış deYilim. Bakarsın, estetik değil, gözü okşamaz. El atarsın et but gelmez, kucağına alırsın, bacağına göt kemiği batar. Meme desen kiraz kadar, ağzını doldurmaz, doyamazsın, yediğinden bişe anlamazsın.
Fit olanlar iyi lan gene. Çirozlara kıyasla tabiy. Bunlar dolgun olmadığı halde ele gelir, kemiği batmaz yani. Kaslı falandır biraz da. Kaslı dediğim de adamın amına koyan steroidli hormonlu ficut geliştirmecilerden bahsetmiyorum. Şu özellikle voleybolcu, hentbolcu, yüzücü hatunlar oluyo böyle. Tamam dolguna övgü yapıyoz ama bunların da hakkını yememek lazım, bazısı dadundan yinmez. Bunların asıl makbûl olanları memeleri ve götü dolgun olanlarıdır. Yani o saydığım sporları lisedeyken falan yaptıktan sonra bırakıp 25 yaşına kadar o zamanki fit vücudun üstüne hafif ele gelicek kadar birikim yapanıdır. Oyhş.
Gelgelelim asıl konumuza, baştacımız olanlara. Adları üstünde, etine buduna dolgun hatunlar. Ekseriyetle 40-42 beden giyerler. Yoklandığında kemikler hissedilmez bu süpersonik hatunlarda. En tatlı hatun tipi de budur. Ama bak şişkin demiyorum, dolgun diyorum. Şişkin olmak biyerden sonra itici oluyo. Ha istisnaları tabii ki var. Bazısına bakarsın, hatun 100 kilodur ama hala şekerdir, tatlıdır, çekicidir, seksidir vesaire. Yerreeğm !
Şimdik genel gözlemlerime bakıcak olursak bu sultanlar hallerinden memnun deYiller. Saçma sapan triplere girmekteler. Ay götüm büyük, ay belim kalın, ay basenim şişkin gibi. Yahu bikaç bin yıl önce sizin tipinizdeki hatunları tanrıça yapıp tapıyolardı. Kibele gerçeği var lan bikere. Kibele neden sıfır beden deYil? Çünkü asıl tapılası hatun tipi dolgun olanlardır. (Tribünlere oynadığımı iddia edenlere de söyleyeceklerim var : Bisiktirolun layn. Şimdiye kadar elini tuttuğum en zayıf hatun 40 beden giyiyodu.)
Gelelim FF'teki grup meselesine. Grubu tesadüfen ilk gördüğümde aha dedim tam benlik grup. Balıklama daldım tabiy, ilk abonelerinden oldum. Ama grup herkese açık olduğu için 2 günde 100den fazla abonesi oldu. Ve bazıları ilk zamanlar gruptan başka bir elemanın tabiriyle -ki çok tuttum bunu- ya dolgun hatunun ne demek olduğunu bilmedikleri için, ya da direk yarrakkafalı oldukları için sikik sikik paylaşımlarda bulundular. Ancak bikaç günde anlayış kısmen oturduğu için daha güzel oldu. Hatta dolgunluğundan çekinmeyi bırakıp bundan mutlu olur gibimsi bi ruh haline girenler de oldu. Bu mutluluk verici bişiy tabi. Daha önceki yazılarımda da sölediğim gibi bi kadının seksapelini olumlu yönde belki de en çok etkileyen şeyler özgüveni ve kendiyle barışık olmasıdır. Burdan hareketle şu sonuca varılabilir. Dolgun olduğu için zaten tatlı olan hatun bu tatlılığın farkında olup özgüveni yerinde ve kendiyle, vücuduyla barışık olduğu zaman çekiciliği inanılmaz boyutlara ulaşabilir. Devam efenim.
Son olarak kalıplaşmış lafımı söyleyip bitiriyorum : Kadın dediğin dolgun olucak hacı. Ele gelicek, yokladığında kemik batmayacak !!1!BİR!!1
05 02 2011
Maddeler - 26
-Geçen sene haftasonları okula gittiğimi yazmıştım. Bazı enteresanlıklar da olmuştu hatta. Heh, bugünden itibaren yine cumartesi günleri gitmeye başladım. Eh geçen sene o bi günlük dersler sayesinde geçtim sınıfı, bu sene de aynısını tekrarlayalım di mi ama.
-Bu sene haliyle farklı dersler aldığım için hocalar da farklı. Direk hocaları çekiştirerek başlayayım. Bi türk vergi sistemi hocası var hacı, bildiğin pazarcı tipli lan. Böle dandik kot, skindirik sünmüş bi kazak, açık yakadan beyaz fanila görünüyo, kafanın üstü kel, etrafında saç var. Nepçim doçent labu dedim.
-Geçen sene istatistikçilerden biri çok sıkıcıydı lan. Bi örneği anlatması yarım saat sürüyodu. Ondan kurtulduk derken bu sene maliyet muhasebecisi çıktı başıma mnakoyiim. Aynı familyadan çıktılar. Hatun bi örnek çözene kadar ben v-rally'de championship bitirdim lan.
-Geçen sene aynı derslere girdiğim kezbanlar vardı. Büyüyünce anne ve evhanımı olcaklar lan çok belli. Geçen seneki elemanla bunlarla muhabbet ederdik. İnceden de taşak geçerdik. Bu sene eleman yok. Ben sınıfa tek girdim, bikaç tanesinin yüzü aydınlandı böle tanıdık bi yüz gördüler diye. Ben de tanır gibi yapıp iyice heveslendirdikten sonra döndüm önüme oturdum. Çok pis göt oldular lan acıdım. Yok lan acımadım. Hehehehehe.
-İngilizce konusu bambaşka bi olay. Açıköğretim okuyanların yüzde doksanı başka bi skim kazanamayan denyolar olduğu için ingilizce dersi de var. Kitaptan bi iki bakmıştım, "what is your name?" ile falan başlıyo üniteler. Bugün "bi girelim bakalım derse, dalga geçerim" dedim. Ama dalga geçemedim, zira gerçekten acıdım garibanlara. O kitabı o seviyede boşuna hazırlamamışlar. Kimse biskim bilmiyodu lan.
-Dersi veren hatun da hoca moca diil. Okutman mı ne öle bişiymiş. "Yes" kelimesi nası okunur? Olduğu gibi, deYil mi? Ama bu apla "yass" diye okuyodu. Çogenteresan geldi bana.
-Bi yandan da acımıyorum denyolara aslında. Çünkü benden daha az ingilizce görmediler. Tamam ortaokuldaki ingilizcecim çok iyiydi. (saygıyla anıyorum kendisini, beni severdi, bağıra çağıra çalıştırırdı beni, sınavda düşük aldığımda trip atardı, ingilizcemin iyi olmasında çok emeği var) Ama her şey hoca demek değil yahu. Biraz da insanın içinde olmalı.
-Bol bol altyazılı filmler izleyin. Ciddiyim çok faydası oluyo.
-Haydin selametle..
18 12 2010
Mutlu Erkek
Bir kadınla sevişmek başka, onunla yatmak bambaşkadır. Çünkü konu sadece sevişmek olduğunda -kabaca- iş bittiğinde herkes yoluna gider. Ama yattığında sevişmekten, ten paylaşımından çok daha fazlası vardır.
Kadın seni seviyor olsun veya olmasın. Sevişmiş ol veya olma. Anlatmak istediğim bambaşka bir şey. Güven gibi bir şey bu. Kadın kendini senin kollarına bırakır, kendini sana teslim eder, senin kollarının arasına sığınıp kendini güvende hissederek her zamankinden daha derin bir uykuya dalar.
Ve sen hissettiklerini pek anlayamazsın. Onu seviyosundur veya sevmiyosundur, bu önemli diil. Önemli olan; uyurken enteresan sesler çıkarıp senin uyumanı engellese de, üstüne yatıp sarıldığı kolun uyuşup karıncalanmaya, hatta acı vermeye başlasa da, rahatsızlığın doruğunda olsan da yerinden kıpırdamazsın uyanmasın, uykusu bölünmesin diye. Kendi nefesini onunkine uydurursun, içine bir sıcaklık dolar. Mutlu hissedersin. Sadece mutlulukla veya huzurla tarif edilebilecek kadar basit değildir. Artık kolunu hissetmemeye başlasan da, uyuyamamaktan sıkılsan da o an hiç bitmesin istersin. Salak da bi durumdur. Orda sessizce yatıp işkenceye katlanırsın mutlu mutlu.
Neden böyle biliyo musun? Erkekler saçma sapan şeylerle mutlu olabilir çünkü. Onlara güvenmek yeter. Veya neblim başka enteresan abidik gubidikler de mutlu olmalarını sağlayabilir.
-Grego, sen hiç piyano gördün mü?
-Hayır.
-Öyleyse mutlu bir adamsın.
Kadın seni seviyor olsun veya olmasın. Sevişmiş ol veya olma. Anlatmak istediğim bambaşka bir şey. Güven gibi bir şey bu. Kadın kendini senin kollarına bırakır, kendini sana teslim eder, senin kollarının arasına sığınıp kendini güvende hissederek her zamankinden daha derin bir uykuya dalar.
Ve sen hissettiklerini pek anlayamazsın. Onu seviyosundur veya sevmiyosundur, bu önemli diil. Önemli olan; uyurken enteresan sesler çıkarıp senin uyumanı engellese de, üstüne yatıp sarıldığı kolun uyuşup karıncalanmaya, hatta acı vermeye başlasa da, rahatsızlığın doruğunda olsan da yerinden kıpırdamazsın uyanmasın, uykusu bölünmesin diye. Kendi nefesini onunkine uydurursun, içine bir sıcaklık dolar. Mutlu hissedersin. Sadece mutlulukla veya huzurla tarif edilebilecek kadar basit değildir. Artık kolunu hissetmemeye başlasan da, uyuyamamaktan sıkılsan da o an hiç bitmesin istersin. Salak da bi durumdur. Orda sessizce yatıp işkenceye katlanırsın mutlu mutlu.
Neden böyle biliyo musun? Erkekler saçma sapan şeylerle mutlu olabilir çünkü. Onlara güvenmek yeter. Veya neblim başka enteresan abidik gubidikler de mutlu olmalarını sağlayabilir.
-Grego, sen hiç piyano gördün mü?
-Hayır.
-Öyleyse mutlu bir adamsın.
16 11 2010
Kadın - Erkek İlişkileri Üstüne - 6
Bugün olan ve acayip canımı sıkan bi olay üstüne yazmam lazım. Çok can sıkıcı ve saçma sapan bi durum bu aslında.
Olay şundan ibaret. İlişkilerde çiftler birbirlerini fazlaca sıkmaktalar. Nerdeydin, kimle konuştun, kimle gezdin falan filan. Son birkaç yıldır fazlaca popiler olduğu için bu baskı ortamı sanala da taşındı. Feyspukunda ekli olan şu kim, kimle mesajlaştın, şu sana niye öyle mesaj yollamış, şunun emeseni sende neden var gibi gibi. Hatta bunu daha da ileri taşıyıp bokunu çıkaranlar var. Şifreni söle bana, emeseninde kimler ekli bakıcam, feyspukta kimlerle mesajlaşmışsın, neler yazmışsın görücem. Yahu bu kadar saçmalık olabilir mi? İnsanlar ilişki yaşamanın ne demek olduğunu unuttu mu? Ne yapacağını şaşırmak deyimini canlı olarak gözlemliyorum. O kadar abes ki artık komik olmaktan çıkmış, acınası hale gelmişler. Yazık.
Daha geçen gün yine sanal bi chat ortamında elemanın birinin yakınmaları durumun ne kadar vahim olduğunu gösterdi. Herif hatunun feyspukuna giriş yapmış, orda mesaj kutusundaki mesajlaşmaları görmüş. Yok işte hatun ona gelen yavşama mesajlarına pek tepki göstermiyomuş, yok efenim listesinde bissürü erkek varmış. Lan oolum, sanane? Biraz rahat bıraksana? Bırak konuşsun istediğiyle, sanane? Zaten seninle birlikte olmaya devam etmeye niyeti yoksa basar sana tekmeyi, seni bırakmaya da niyeti yoksa feriştahı gelse seni bırakmaz. Sen niye karışıyosun ki ne yaptığına kimle konuştuğuna? O kızın başka herhangi bi herifle konuşması seni rahatsız ediyosa, hatta bunu aldatmaya eşdeğer görüyosan senin diil afedersin o kızın aklına sokayım ben. Senin gibi bi öküzle ne işi var diye. Sende kabahat yok ki.
İlişkide her şeyi paylaşmak güzeldir. Ama kişinin kendisine ayıracağı ve arkadaşlarıyla geçireceği zamanı da olmalıdır. Bırak her ilişkisini de bilmeyiver. Senden saklamak istediği şeyleri didikleme. Kötü niyetli olarak saklıyo olabilir. Ama emin ol, hemen hemen hiç art niyet yoktur. Bişeyi saklıyosa, gizli kalması gerektiği içindir, üsteleme. Çoğu kadın erkeğin bunaltıcı baskısından, her şeye karışmalarından haz duymaz. Bunun da istisnası var tabi. Bir çocuğu düşünün, yaramazlık yapmamasını söyleyip onunla inatlaştığınızda o inadına yapar yapacağını. Kadınlar da böyledir biraz aslında. Rahat bırakıldıklarında yaramazlık yapmazlar.
Bunun tersi de geçerli mi? Hayır. Yani bir erkek başka biriyle olan ilişkisini -ilişkiden kastım da muhabbet edilen arkadaşlık ilişkisi- gizliyosa genelde o gizlemede bi art niyet vardır. Erkekler bu konuda kadınlardan çok farklı, amına koduklarım aynı anda üç beş hatunu idare ettiğini sanarak çok büyük bi bok yemiş sayarlar kendilerini. "Heh bak bi asıl sevgilim var, gözbebeğim, bi de diğerleri var. Arada birini denk getirebilirsem sikiveriyorum. Değişiklik oluyor." Siktir ordan pezevenk. Sen yapıyosun, bişe olmuyo. Ama hatun başka biriyle -sadece- konuştuğu zaman da kıyameti koparıyosun. Amına koysunlar senin gibi piçlerin. Mınıskiym gene sinir oldum.
dipbok: amına koduğumun blogspotu yazı tipini ayarlamıyo. ona da sinir oldum bak !!1!
24 08 2010
Oyuncakçı Gurme
Başlıktan da anlaşılacağı üzere işe girdim ve oyuncakçı oldum. Sikik bir firma olduğu için bizi de sikiyolar tabiri caizse. Günde 14 saat mesai mi olur ulan ?!!?!?! Ayrıca haftalık izin de yok imiş. Hem de tee aralık ayına kadar. Bakalım ne kadar sabredicem. Velhasılkelam işlerim çok yoğun, bi süre yazamayabilirim. Arada biriktirdiklerimi yazarım ama. Haydin selametle.
11 08 2010
..
Eski yazılarımı şöyle bi kontrol ettim de; farkettim ki 2 aydır, belki de daha fazladır doğru düzgün yazmamışım. Yazdıysam da makara kukara, tırt bırt. En başındaki amacımdan sapmışım. Kadın - erkek ilişkileri hakkında yazacaktım. Sonra yavaş yavaş başka konulara kaymışım, makaraya vurmuşum. Baya bi düşündüm aslında "ulan sölicek bişe kalmadı mı artık" diye. Bi de terzi kendi söküğünü dikemez lafını birebir yaşadım.
Bişeye güzelleme, methiye yazabilmek için ondan uzak olmak gerek sanırım. Mecnun olmak için Leyla'dan uzak kalmak gerek. Ne diyorum lan ben. Melankoliğe bağladım amına koyim. Ama bi tıkanma yaşadım doğru. Sebebi de sanırım şu : İlk yazmaya başladığım zamanlarda çok uzun zamandır kadınlardan uzak duruyodum (1 seneden daha fazla). Şimdi de uzak duruyorum ama o kadar uzun zamandır değil. Ve canımın acıyacağını bilerek, kendi doğrularıma karşı gelerek yakınlaştım. Duygusuz, kısa süreli gel-geç ilişki. Amıma koyim uyumsuzluğu ve mümkün olmayışını görmek istemedim ne yapayım yani. Veya yetersizliğimi..
Bak 2 gün önce bunu yazmaya başladıydım. Sonra gene tıkandım, yarım kaldı. Sanırım yakında farklı bi yerde farklı bi konuda yazmaya başlicam. Nickime uygun yazılar yazıcam yani. Gerçekten gurme miyim değil miyim görücez. Gurmeyim ama bence. Bi yemeğin tadına baktığımda içindeki tüm malzemeleri sayabiliyosam biliyorumdur bişeler di mi? İlk yazım da kafamda şekillendi inceden. İlk tarifim daha doğrusu. Bak işte ulan hala EOS 450D istiyorum, sinyalleri yolluyorum evrene. Cevap vermiyo pezevenk.
Neyse efenim. Bu yazı biraz yarım yamalak oldu. Maddeler ile devam ederim bi dahaki sefere. Hade..
26 07 2010
Gelişigüzel - 6
Oyy tam 15 gün olmuş yazmayalı. Ankara'da gayet mutlu mesudum. Adanayı özlemiş değilim. Zerre sigimde diil ora. Ama odamı özledim yahu, bilgisayarımı özledim ( Pc'mi özleme sebebim ince bi ayrıntı.Acıyo lan artık ! ). Buraya ilk geldiğimde teyzemin evinde salondaki kanepede yattım. Benim yatağımdan biraz küçük ve rahatsız. Sonra odaya kovalandım, orda yerde yattım. Standart tek kişilik yatak boyutunda ve sırt ağrıtan biyer. Şimdi dayımda kalıyorum, orda yattığım yer tek kişilikten de dar bi yatak çakması zamazingo. Giderek küçülüyo lan yattığım yerler. İzbandut gibiyim lan ben, sığmıyorum mına koyiim.
Bıyık bıraktım bu arada. Kimisi "iyi olmuşsun" diyo, kimisi "wuu cem yılmaz şekli yapmışsın" diyo, kimisi "iğrenç olmuşun lan kes şunu" diyo; kimisi de "ahahahah komik olmuşsun" diyo. Sonuç olarak sakalım uzayana kadar kesmicem. Maymun götü gibi parlak parlak gezemem ben mına koyim.
Haftasonu düğün var. Aylardır beklediğimiz düğün geldi çattı sonunda. Bi zaman önce yazdığım bi yazıda "komaya girene kadar kaymaklı ekmek kadayıfı yicem" demiştim ya. Heh, düğün menüsünde o da varmış. Oooh benden geyiflisi yok şimdi.
Haa bi de kulaamı deldirdim. Annemin tutup cart diye yırtmasından tırsıyodum ama bişi yapmadı. Şimdilik 2 hafta geçti deldireli. Yarası da geçti sayılır. 5 değişik küpe aldım. Değiştiriyorum paso. Hem o bahaneyle hava alıyo işte daha çabuk iyileşir. Eve dönünce bisürü alcam mına koyim. Her tişörtüme, pantolonuma, şortuma, ayakkabıma,çorabıma, donuma, hedeme, hödöme uygun farklı küpem olcak. Nihaha.
Bahsetceem bişi daha vardı. Ama vazgeçtim. Takılmayıp devam etmek en iyisi sanırım. Ama nolursa olsun; özlemiştim, yine özledim, daha da özlicem..
Bazen acıyo.
11 07 2010
Angara Angara !!..
-Ulan insan memleketini benim kadar özleyebilir mi? Özlemez lan heralde. Seviyorum lan burayı. Caanım Angaram, yirim lan seni.
-Aileden ilk kez kız evlenip gidicek. Kardeş gibi büyüdüğüm teyzemin kızı evlenip gidiyo. Ufaktan evine çeyizini çaputunu zıbınını taşıdık. Yoruldum lan. Enişte de kafa herif hee. Böle ağır abi falan diil. Sevdim. Sevdik ailece.
-Lan o diil de buranın kuru havasından mı yoksa 2-3 gündür yediklerimden midir bilinmez ; çok feci kabız olduydum. Verdiğim kilolar bok olarak göbeemde şişkinlik yabıyodu. Nese geçti az önce. Göbeem indi gene biraz. Ama içerde deri atölyesi var gibi gurultular geliyo.
-Adanada gözlem yapmak için keraneye gittiydim ya, sora Çöplükteki Elmaslar yazımı yazmıştım. Biraz hüzünlü olmuştu başlarda matrak olsa da. Lan dedim burda da gideyim. Bikaç sene önce babam götürdüydü beni makarasına. Bu sefer tek gittim. Ama bura nası diim çok enteresandı lan. Bi kere burda gördüğüm en genç hatun 45-50 yaşlarındaydı. Kör topal 60lık teyzeler vardı lan. Korktum mına koyiim. Zaten bitanesi yanına çağırdığında gitmeyince "götünü eşşekler siksin senin" dedi, güldüm baya.
-Yarın yoğun pırogramım var. Ö$lemimlen buluşcaz. Kayfe içicez, Meclis parkında çimlerde oturucaz. Gelen olursa bekleriz orgy'ye.
-Muhabbete dalınca yazcaklarımı unuttum yahu. Bi iki bişi daha vardı aklımda.
-Gurul gurul..
06 07 2010
Angara Angara dedim !!
-Sürpriz bi şekilde Angarama erken geldim. Aslında biraz daha geç gelsem iyi olcaktı yahu.
-Teyzemde kalıyorum. Kuzenin laptopuyla giriyorum nete. Ama laptop düşmanı olduğum için touchpad kabız ediyo lan beni. Ayrıca kamerası yok bu sktiminin.
-Dün ö$lemimle buluştuk, anasıynan yengesiynen falan gezdik önce bi iki saat. (4-5 saat lan halbuki, ayar oldum, nese karıştırmiim orasını) Sora sinemaya gittik.
-Bi önceki akşam "ank.a geldim nan" diyorum, inanmıyo lan. Hatta dün beni karşısında görene kadar inanmamış geldiğime. Kekliyorum sanmış. Daha beterini yapıcam kızım, bu bişe diil.
-Dün akşam eve dönerken bi yağmur bastırdı, sıçan gibi ıslandım lan. Bi de üstüne kapıda kaldım mına koyiim.
-Bugün de eski bi dostla buluştum. Özlemişim lan muhabbetini. Eskisi gibi makara çevirebilceemizi sanmıyodum ama sorun olmadı lan.
-Şu Benicio Del Toro'lu reklam filmindeki dondurma var ya hani. Heh ondan yedim bugün. Tamam karamelli şeyleri çok severim ama o dondurma bademli olur lan.
-Ankara'nın sevdiğim tek şehir olduğunu beni tanıyıp da bilmeyen yoktur heralde. Ama bu caanım güzelim şehrimde ööyle bi orospuçocuğu var ki insanın aklı hayali durur. TR'nin baş orospuçocuğundan bahsetmiyorum, Ankara'nın baş orospuçocuğundan bahsediyorum. Bu orospuçocuğu dolmuş fiyatlarını öküz yükü pahası yapmış. E amına koduğumun çocuğu, bu şehirde kaç öğrenci var haberin yok mu sanki ırzını siktiğim. 2 günde yol parası yüzünden param bitti lan orospuçocuğu !!
-Teyzem geldi dikildi tepeme az önce. "Napıyosun" diyo, savana kadar akla karayı seçtim. Yazılarımı okumak istiyomuş. Dedim bi git..
-Neyse yazarım sonra gene.
-Ek bok : aq yazı boyutunu ayarlayamadım lan. Nese idare artık.
-Teyzemde kalıyorum. Kuzenin laptopuyla giriyorum nete. Ama laptop düşmanı olduğum için touchpad kabız ediyo lan beni. Ayrıca kamerası yok bu sktiminin.
-Dün ö$lemimle buluştuk, anasıynan yengesiynen falan gezdik önce bi iki saat. (4-5 saat lan halbuki, ayar oldum, nese karıştırmiim orasını) Sora sinemaya gittik.
-Bi önceki akşam "ank.a geldim nan" diyorum, inanmıyo lan. Hatta dün beni karşısında görene kadar inanmamış geldiğime. Kekliyorum sanmış. Daha beterini yapıcam kızım, bu bişe diil.
-Dün akşam eve dönerken bi yağmur bastırdı, sıçan gibi ıslandım lan. Bi de üstüne kapıda kaldım mına koyiim.
-Bugün de eski bi dostla buluştum. Özlemişim lan muhabbetini. Eskisi gibi makara çevirebilceemizi sanmıyodum ama sorun olmadı lan.
-Şu Benicio Del Toro'lu reklam filmindeki dondurma var ya hani. Heh ondan yedim bugün. Tamam karamelli şeyleri çok severim ama o dondurma bademli olur lan.
-Ankara'nın sevdiğim tek şehir olduğunu beni tanıyıp da bilmeyen yoktur heralde. Ama bu caanım güzelim şehrimde ööyle bi orospuçocuğu var ki insanın aklı hayali durur. TR'nin baş orospuçocuğundan bahsetmiyorum, Ankara'nın baş orospuçocuğundan bahsediyorum. Bu orospuçocuğu dolmuş fiyatlarını öküz yükü pahası yapmış. E amına koduğumun çocuğu, bu şehirde kaç öğrenci var haberin yok mu sanki ırzını siktiğim. 2 günde yol parası yüzünden param bitti lan orospuçocuğu !!
-Teyzem geldi dikildi tepeme az önce. "Napıyosun" diyo, savana kadar akla karayı seçtim. Yazılarımı okumak istiyomuş. Dedim bi git..
-Neyse yazarım sonra gene.
-Ek bok : aq yazı boyutunu ayarlayamadım lan. Nese idare artık.
26 06 2010
Maddeler - 24
-Bi haftadır yazmıyomuşum lan. Bazı şeyler yüzünden yazasım gelmedi. Biraz içe kapanma meselesi. Bişeleri anlatarak, dertleşerek rahatlayan tiplerden diilim. Hatta dertleştiğim çok nadirdir. Daha önce de demiştim, dertleşmediğim için samimiyetine güvenmediğimi düşünüp benden uzaklaşan ark.larım oldu. Oluyo da.
-Düğünde giyeceğim takımı denedim az önce. Zayıflamışım lan düşüyo götümden. Yine de acımasız diyete devam.
-Acımasız diyet dedim ya, aha şöle : Günde sadece 1 öğün yiyorum, onun haricinde aç oturuyorum. O yediğim öğünü de öğle - akşamüstü (pre-evening) civarlarında yiyorum. "Öle diyet mi olurmuş?" diyenler benim bünyeyi bilmiyolar. Bi haftada 2 beden incelebilirim ben.
-Hani diyete başladığında bi süre kilo veremezsin ya, heh o olmuyo bende işte. İkinci günden incelmeye başlıyorum.
-Okuyanlar beddua edicek kesin heheheee.
-Gidip sigara almam lazım ama var ya nası üşeniyorum. Annemin sigarasından yürüttükçe de basıyo küfürü.
-Bıyık bırakmaya karar verdim. Böle sivri olcak, uçlarını yukarı kıvırcam Dali misali. Tabi görseldeki kadar olmicak. Misal dedim zaten.
-Amına koyim nası bi işte çalıştığımı yazmıştım. Ebem sikiliyodu güneş altında yürümekten. O işi bıraktım diye şımarık oldum aq.
-Artık Ankaram için gün sayıyorum. Çok özledim lan. Hayatımda en çok özlediğim ikinci şey Ankaram bidenem herbişeyim memleketim.
-Nese gidiim aliim sigara.
19 06 2010
Maddeler - 23
-FF'te de belirttiğim üzere bastım istifayı mınakoyiim. Oh be. Gâvur amı sıcakta evde gölgede oturuyorum mis gibi. Gene sıcak gerçi. Bu sıcak ne lan?
-Lan daha 2 dakka önce aklımda bişi vardı yazmak için. Unuttum. Güneşten beynim erimiş lan 10 günde.
-Bu sabah ofise ilişiğimi kesmek için gittim. Hesabımı falan alıcam. Ayı 31 gün olarak hesapladı lan godoş. Zaten ırkçılık damarımı kabartıyodu pezevenk, şimdi de 10 lira için böle yaptı ya, gözümde sıfır bile diil dürrük.
-Dün parkta oturmuş elemanın gelmesini bekliyodum. Liseli bi velet karnesini almış, yanıma geldi oturdu. Önce sallamadım, sora bi baktım makas,uhu falan çıkardı poşetten. "Nabüyn nan" dedim, "Aabi matematik 1, onu 3 yapıcam" dedi. Ses etmedim. Sonra acıdım kopile, ben yaptım, onun yaptığından daha güzel oldu lan. Keşke o yaştayken de böle becerikli olaydım..
-Haftaiçi çarşıda gezerkene böle küçük biyere tıkışmış 4-5 tane antikacı buldum. Bitanesinde bi gözlük vardı, abartmıyorum 15-20 numara falandı heralde. Camları telefonumdan daha kalındı lan. Deneyeyim dedim, burnumu bile göremedim. Ama foto çektim, gözlerim 4 kat daha büyük görünüyo. Msn avatarımı gören bilir.
-Bu akşam ilkokuldan ark.larla buluşucaz, toplaşıcaz, içicez, sevişicez, orci yapıcaz. Ne giysem lan acebağ?
-Bizim eve 100 mt mesafede Starfucks açılmış. Önü tiki kaynıyo akşamları aq.
-Çok pis amele yanığı oldum lan. Napıcam bilmiyorum. Onu geçtim, yüzüm karardı lan. Hay mnakoyim.
-Çok pis tepem attı, sigigit lan sen de okuma aq !!1!!!BİR!
15 06 2010
Satıcı Gurme
Şimdik ben geçen hafta işe girdim ya. Heh. Bi yazı da yazdım hatta "işe girdim falan filan" diye. Olum çok enteresan lan. Du bak anlatim.
Bi kere sabahtan akşama kadar it ayağı deYmiş gibi geziyorum. Gâvur amı sıcakta yürüyorum. Dün yürüdüğüm yerlere gogul ört'den baktım. 20 km'den fazla yürümüşüm. Bugün daha az yürüdüm gerçi. Ama olsun lan. Hamam sıcağında (40 derece falan) güneş altında yürünür mü lan? Yürünüyomuş mına koyiim. Ama yürüdüm de noldu? Nolcaktı ya? Kürt gibi oldum, yandım, mis gibi beyaz tenim arap yarraa misali oldu. Skiym ya.
Peki ben böle deli sikmiş gibi yürüyüp de nabıyorum? Satış yapıyorum aq napcam başka. Sikitürk adlı yayıncı kuruluş adına satış yapıyorum. Öyle çeşitlerle karşılaşıyorum ki artık böle akşam 6 civarında hem yorgunluktan hem de tiplerden artık böle kayışım kopuyo. Nakarat gibi herkese aynı lafları tekrarlaya artık uykumda "abicim bak çok güzel kampanyam var, gel seni Sikitürk üyesi yapalım" diye sayıklar oldum lan. Öyle böyle değil. Mesela geçenlerde bi ilçeye gittik. Stand kurduk. Ben standın başında kaldım, diğer iki eleman kaaveleri gezmeye gitti. (oraya da gelicem.) Orda mal mal dikilirken bi amca geldi. Herifin artık yaşamaya mecali kalmamış. Ağzında diş miş yok, çorbayı bile içemez lan o kadar diyim artık. Heh dedim bu hızlı hızlı cüzzamlıdan kaçar gibi kaçamicak, du şunu bağlayayım dedim. "Dur bakam amca" dedim, "gel seni Sikitürk'lü yapalım" dedim. "Ney bu parti mi?" dedi bana. Orda bi an "nerdeyim lan ben?" dedim. Amcayı başımdan siktiredene kadar akla karayı seçtim lan. Çogacayipti.
Efendime sokayım, şehiriçinde gezerken de kenar mahallelere gidiyok genelde. Niye? E çünkü ordakiler mal amına koyim. Sikitürkten haberleri yok. Bu fakirler için Sikitürk demek Türütcell Süperlig demek. "Lan öle diil, içinde bi ton kanal var lan amına koydurtma bana" diyorum, "Yok abey, kaavede izliyok biz na şurda" diyolar. Töbe yaa. Bu arada bu kenar mahalle denyolarında şöle bişi var. Karşısında düzgün giyinen, düzgün konuşan biri olunca milletvekili muamelesi yapıyolar. Götüm kalkıyo lan. Hele de gözlüğüm gözümdeyse tay-yeap gibiymişim gibi hissetiriyolar lan. Bitanesini korkuta korkuta üye yaptım aq. Keşke hepsi öle olsa lan. Bildiğin lahana beyinli hepsi aq. Tamam kıvrımlı ama et yok içinde kafanın.
Bi keresinde de buraya 60-70 km mesafede bi yaylaya gittik. Allam o ne güzel yerdi lan. Şehirde cayır cayır taşşaklarım pişiyodu ama orda üşüdüm lan. Bi de gittiğimiz evin bahçesinde kiraz ağaçları vardı. Aç ayı gibi saldırdım amına koyiim. Olmamışları bile koparıp çatur çutur yedim lan.
Sonuç olarak artıkın erken yatıp erken kalkıyorum. Aha şimdiden uykum geldi lan. Saat daha 11 bile diil. Garip hissediyom. Nese alışırım heralde bi iki haftaya. Haydin..
10 06 2010
İş Şeysi
Bu hafta işe girdim. Uslu uslu erkenden yatıp kalkıyorum ve işime gidiyorum. Akşam da pestilim çıkmış halde geç geliyorum. Bu yüzden yazma konusunu savsakladım. Ama var ya süpağğ malzeme topluyorum. Dumurdan dumura koşuyorum. Çok enteresan tiplerle daha da enteresan yerlere gidiyorum. Daha ikinci günden işimi savsaklayıp arazi oldum ya ne diyim kendime bilemedim. Nihaha. Ama ertesi gün o savsaklamanın acısını çıkarıp çok çalıştım. Valla lan. O yönden içim rahat. 2 günlük işi bi günde yaptım. Neyse fazla ayrıntıya girmeyeyim, izin günümde bi yazı döktürücem bu iş konusunda. Dumur detaylarını, enteresan ayrıntıları anlatıcam. Şimdi kalkayım da traş olayım bıcı bıcı yapayım. Temiz çocuk oldum lan bildiğin. Sakal uzatamıyorum. Haydin.
04 06 2010
Maddeler - 22
-Bugün türbanlı travesti gördüm lan. Dumur oldum. Sesi benim gibiydi ama böle hatun gibi makyajı falan enteresandı. Elleri de kocamandı.
-Amıma koyim ben. Ulan saçma sapan yerlere savurganca para harcamayıp azcuk biriktirseydim bugün lazım olduğunda sik gibi parasız kalmazdım. Normalde dert etmem, param yoksa otururum oturduğum yerde ama bugün çok koydu lan.
-Özlemek çok kötü bişey.
-Özledim lan.
-Frozen Throne kurdum pc'ye. Kaç yıldır oynamıyodum, güzel nostalji oldu.
-Kredi kartımın ekstresinin sadece mailime gelmesini ayarlayana kadar kabız oldum lan. Yok parola yok şifre yok kullanıcı kodu yok kart şifresi yok kart numarasının bilmemkaçı yok kızlık soyadının bilmemkaçıncı harfleri yok ebemin amı. Ne la bu?
-Sigarayı yiyorum lan sanki. Aq öğlen açtığım paket bitti nerdeyse. Azaltmam lazım. Sağlık mağlık için diil, babamın çenesi için. Bi susmuyo lan bır bır bır çok içiyon vıdı vıdı vıdı.
-Bikaç gün sora dayımlar gelcek. Bikaç gün kalcaklar. 2 de velet kuzen gelicek haliyle. PCye oturmak isticekler, sonra ben " sktirin leeaaayyyn !!! " diye höykürücem. Sonra bizimkiler bana kızıcak. Skiym.
-De hayde.
03 06 2010
Gelişigüzel - 5
Aslında bu yazıyı üçüncü kez yazışım bu. Neden mi? Amına koduğumun blogger'ı taslaklarıma erişmemi engelliyo ! Mnskiym dellendim gece gece. Zaten dün de yapmıştı aynı boku, yazdığımı biyere kopyalayıp taslağı silmiştim. Dedim "yarınaa düzelir heralde". Bugün de öğleden sonra tekrar yazdım bi kısmını, ikinci yazdığım ilkinden daha güzel geldi bana, o yüzden ikinciyi kaydettim, ilkini sallamadım. Ama bu sefer de ikinciye ulaşamadım. Velhasılkelam çok uzatmayayım, iyi küfrettim ama. Nese bari ilk kaydettiğimden kopya çekeyim biraz.
Ben şimdi burda ilişkiler konusunda ahkâm kesiyorum ya. Heh. Gerçekte yazdıklarımın çeyreğini bile uygulayamam. Neden? Çekingenim çünkü. Yazmakla yapmak çok farklı şeyler. G.t istiyo. Ha bi de her erkekte olduğu gibi odunluk da var tabii ki. Sonuç olarak yazdıklarımın hepsi deneyimlere dayanmıyo. Bazıları benim düşüncelerim, denemesi tehlikeli olabilir yani.
Konuya giremedim bi türlü. Bahsetmek istediğim şey zeki kadınlar. Tabii ki her kadın zekidir, cin gibi lan hepsi. Korkuyorum bazen. Ama bazıları doğuştan gelen zekâsını daha da keskinleştirmiş, kendini yetiştirerek geliştirerek laf cambazı olmuş hazırcevap, ağzı laf yapan tipte oluyo. İşte bu tip kadına yaklaşmaya, ilgisini çekmeye çalışmak gerçekten zorlu bir sınav halini alıyo.
Aslında çok çok fazla tip olmasına rağmen benim anlatmak istediğimi anlatabileceğim yol şu. 3 ayrı tip kadın düşün, biri tam yukarıdaki tarif ettiğim zeki kadın, biri yavan kadın, biri de böle saf temiz kalpli polyanna modunda kadın. Yavan olanla konuşmak,zaman geçirmek şu diyet bisküvilerden yemeye benzer. Sunta gibidir, bi iki lokma yersin, kabul edilebilir ama dahasını istemezsin. Polyanna tip olanla zaman geçirmek de baklava yemek gibidir. Çok tatlıdır, biraz yersin, hoşuna gider ama bayar bi zaman sonra. Ama zeki kadınla muhabbet etmek, laf yarıştırmak, zaman geçirmek -kendi zevkimi göz önünde bulunduruyorum- bolca acı soslu şahane bir makarna yemek gibidir. İnsanın ağzını yakar, acıtır ama yemeye doyamazsın. Acı canını yakar ama yedikçe yiyesin gelir. Belki saçma bir bakış açısı ama anlatmak istediğimi başka nasıl anlatabilirdim bilemiyorum.
Bi iki ufak şey de öğrendim. Mesela zeki kadının bi falsonu yakalamasına izin vermeyeceksin. Sakız olursun ağzına vallaha. Sıradan bi hatunun yakaladığında "keh keh" deyip geçeceği konuda o öyle bir soru sorar ki, seni öyle bir duruma sokar ki "ulan itin götüne soksa daha iyiydi" diye düşünürsün. Apışır kalırsın, kem küm hık mık edersin ama nafiledir. Demek ki neymiş? Hiç sebepsiz yere veya saçma sapan bi sebep yüzünden -ulan burda ne diyim bilemedim ki, aklım başka yerde- eşşekliğimi/eşşeklik barındıran durumumu zeki kadının çakmasını engelleyecekmişim.
Ondan sonraa zeki kadına karşı açık olmak gerekiyo. Olmazsan da anlıyo zaten içinden aklından geçenleri. Açık olduğun zaman dürüstlüğüne inanır, sana güvenir. Zaten daha önce üstüne basa basa vurguladığım gibi ilişkide en önemli şey güvendir. Zeki kadına karşı temiz duygular besliyor olmasan bile açıkça belirttiğinde güvenini kazanırsın en azından. Haa sempatisini sevgisini kazanma garantisi yok. Ama dediğim gibi dürüst olup hiç yalan söylememek en iyisidir her zaman.
Sonuç olarak -her kadınla olan ilişkideki gibi- zeki kadınla olan ilişkide de bazı küçük ayrıntılara dikkat ederek ilişkiyi bok etmeden gül gibi muhabbeti devam ettirmek mümkün. Sadece zeki kadınla olanda biraz daha özen göstermek gerekiyo. Peki ne bunlar? İlişkide güvenilir olmak, uyumlu olmak, açık ve dürüst olmak, olgunluk-çocuksuluk ayarında olgunluğu daha ön planda tutmak (ama arada bi şebeklikler de lazım tabii) ve en önemlisi uslu durmak. Bunlar yerine getirildiği halde sağlıklı bi ilişki yaşanamıyosa ne diyim artık bilemiyorum.
30 05 2010
Maddeler - 21
-Lan bi ara "ardarda 2 maddeler yazısı yazmayı sevmiyorum" demiştim ama bu sefer 3 oldu. Nese bakalım, bu daha kolayıma geliyo, üşengeçliğimi skiym.
-Dün sınavda benim salonuma heralde TR'nin en arıza 2 gözetmeni denk geldi. Amına koduklarım o kadar enteresandı ki "alala doğru yerde miyim lan acaba" diye düşündüm bi ara. Öğrenci kimliğini unutan bi kızcağızı sınava almadılar aq. Bina sınav sorumlusu gelirse soruşturma açılırmış haklarında, görevden atılmaya kadar yolu varmış. Siktir lan yarraam sanki o sorumlu kişi tüm sınıflarda herkesin kimliğini getirip getirmediğini kontrol mü ediyo? Çok sinir oldum lan.
-Bugünküler de hesap makineme taktı. Lan encükler, ln'li e'li işlemleri yaparız hadi biyere kadar ama onların eksi bilmemkaç üssünü nasıl alayım lan ben? İstatistik dersi veren hoca da "ben bile bu işlemi yarım saatte falan anca yaparım,bilimsel hesap makinesi kullanmanız lazım" dedi. Bu gavatlar da "makineyi sen cebine koy,bina sorumlusu görmesin" dedi. Amına koyim neymiş lan bu bina sorumlusu? Sikiyo mu milleti anlamadım.
-Strapon takıp sikiyodur belki lan. Nihaha.
-Dün sınava gitmek içün durakta beklerkene Berith nickli eşşek sıpası blogger'ı gördüm. Peki bu bunalımlı ergene ben neden eşşek sıpası dedim? Çünkü eşşek sıpası kendi blogunda "SoG totoşunu gördüm" demiş. Töbe töbe.
-Bugünkü sınava da başka bir blogger ile gittim. Dünyalar tatlısı bi hatun blogger.Erkenden gittik, çimlerde oturduk. Sonra ben sınava girdim çıktım, o bekledi.Sonra abur cubur falan aldık,gene çimlere yayıldık yedik içtik. Çogzeldi lan. Gene istiyom ben.
-Ama bi dahaki sefere yere sermek için örtü mörtü gibi bişe alayım. Götümden böcek çıkardım lan evde. Sktimin karıncaları.
-Sınavları atlattım ya, geyfim de pek yerinde. Dünya yansa hasırım yanmaz. Oyee.
24 05 2010
Maddeler - 20
-Bu maddeler şeysini devam ettiriyorum ya.Aslında ben sevdiğim için yazıyodum.Dönüp eski yazılarımı okurken kendi yazdığım maddeye güldüğüm oluyo.Ama meYersem bunları sevenler var imiş.Pek severler imiş.20'ye gelmişim haberim yok imiş.
-Adanayı sevmek için bahanem geliyo lan!! Pek mıtlıyım,kıpır kıpırım durduğum yerde.Sonra kendime kızıyorum "dur lan iki dakka kötünün üstünde" diye.Sora gene kıpır kıpır.
-Fiesta'ya teşekkürlerimi sunuyorum yolladıkları paket içün.Tek gecelik ilişki adamı değilim gerçi,balon yapar oynarım onlarla ben.Ama olsun.Şu kendine paket yollanmayan blog yazarlarının triplerini görüp anlam veremezdim.Şimdi anladım.Beleş sirke baldan tatlı imiş.Hehehehee.
-İmiş imiş ne lan ibiş mi olcan başımıza aq !
-Sus lan yazına bak bık bık edip sinir etme adamı.
-Şu haftasonunu atlattıktan sonra nası rahatlicam var ya.Şu sınavlar bi geçsin,hele de şöle sınıfı geçicek kadar iyi geçsin en azından,ooooh ondan sonra benden rahatı yok.
-PC'ye counter strike kurdum.Uzun zamandır oynamıyodum,lisede falan çok oynardık internet cafede.Şimdi evde botlarla oynayıp nostalji yapıyorum.Fire in the hole amına koyim !
-Şimdi aklıma geldi,sınavlardan sonra kafam rahatken bigün içeyim lan.Pc başında film milm izlerim içerken.Oh deYme geyfime.
-Kımıl kımıl kımıl..
21 05 2010
Maddeler - 19
-Bazen çok sıkılıyorum lan.Böle durduğum yerde daral geliyo,afakanlar basıyo,keçiler geliyo aq.Sonra farkediyorum ki , ulan ben televizyon izlemiyorum.Zaten akşamları izlenmez siktiğim kanallar.Yok yarrak dökümü yok sikti memnu yok turplar vadisi.Ne lan bu.Amına koduklarım yeni düzen icat ettiler.Benim bildiğim dizi 50 dakika sürer,reklamla birlikte 1 saat olur.Bu godoş diziler 3 saat sürüyo.Nepçim iş lan?
-Ders notu çıkararak çalışıyorum la bikaç gündür.Kendime şaşırıyorum vallahi. (Noliy lan mahalle karısı gibi oldum evde otura otura amına koyiim.)
-Efkârlandım lan ağla sevdam'ı dinliyorum.
-Bu yaz tatile matile gitmicem.Burda gâvur amı sıcakta çalışıcam.Kendime ceza.Götüm pişik olcak ama napalım.
-Pudra sürerim lan eheehehe.
-Sakal uzattım son bi iki aydır.Biri bana "arab yarraa gibi olmuşun lan" dedi,kalbimi kırdı.
-At yarraa deseydi lan keşke , arab yarraa ne amına koyim ?
-Fuckbuddy olayına tamamen karşıyım ama sanal fuckbuddy fikri enteresan geldi lan.Sevdim bunu.
-Annem bugün karıştırdığım haltları öğrense valla çeker sıkar topuğuma.(merak edene anlatırım ama burda olmaz.)
-Benim de meşhur arkadaşım var lan.Nihaha.Hava atıcam millete."Bunun sıradan olduğu zamanları da biliyom ben heheheee" dicem.
-Deyince boyu uzayacak sanki salak.
-Ühüü salak dedi bana.
20 05 2010
Romantik Erkeg Modeli
Aslında her erkeğin içine böyle bi romantik light erkek kaçmıştır.Çoğu belli etmez."Erkek adama yakışmaz böle şey" der.Siktirsinler.Böyle olmak kötü değildir.Başkalarının dalga geçmesini de umursamam ben aslında.Burda tarif ederken madde madde yazıcam.Yeri geldiğinde ufak açıklamalarla tabii.Bu arada yazıdaki katkılarından dolayı sevgili hone'ye teşekkürlerimi borç bilirim.Evet başlayalım efenim.
-Bi kere romantik erkeg azcuk kılıbık olur.Hatun kişinin pişirdiği taze fasulye kayış gibi olsa da,pişmemiş olsa da sanki önünde dünyanın en leziz yemeği varmış gibi uslu uslu oturur yer o kauçuk misali yemeği.
-Buraya kadarki işkenceye rağmen güzel yemek yapamadığı için üzülen hatun kişiye sarılır,pışpışlar, "ben seni güzel yemek yapasın diye sevmedim çiçeem börtüm böceem töslümbeğem" diye agucuk bugucuk yapar.
-Ondan sonracıma efenim romantik erkeg sevdiceenin sesini duymazsa pirelenir.Gün içerisinde ortalama 24 kere arar,hatun kişinin aramasını ister.Sevdiceene pempe panjurlu ev hayallerini anlatır,kızcaazın kafasını siger.Hatun kişiyi de bir düşünce alır "ulan karı olan ben miyim bu mu?" diye.Ama sonuç olarak romantik erkeg yabışkandır,ebegümesinin sesini duymadan edemez.
-Romantik erkeg hatununa ev işlerinde de yardım eder.Takar pembe beyaz kareli,kenarları fırfırlı önlüğünü.Bulaşık yıkar,temizlik yapar,frikik vererek cama çıkıp cam siler.Çamaşır yıkar,asar,kurumasını bekler,sonra toplayıp katlar,çekmecelere falan yerleştirir.Böyle de hamarat olur romantik erkeg.
-Romantik dedik iyi güzel.Ama tartışmalarda son sözü her zaman romantik erkeg söyler : "Peki hayatım." Kendimden biliyorum.
-Romantik erkeg hatun kişinin saçma sapan isteklerine göz yumar.Sırf o bir kere gülümsesin diye şaklabanlık yapmaktan çekinmez.Misal ben fii tarihinde hatunun bana makyaj yapmasına izin vermiştim.Allahtan bugünkü dijital imkânlar o zaman yoktu da foto falan çekememişti.Madara olurdum maazallah.
Devamı gelicek.
15 05 2010
Maddeler - 18
-Olum valla Dvd-Rom almam lazım.Pc'de 120 gb film-dizi birikti,dvd'ye çekeyim şunları da rahatlıyayım amına koyiim.
-Bi de external almam lazım.Yedek yapayım.Eski gümleyen harddisk aklıma geldikçe evlat acısı gibi böğrüm sızlıyo lan.Bu da gümler mümler diye yusuf yusuf ediyorum.Gerçi daha bi senelik,bişi olmaz.Di mi lan? Olmaz di mi lan?
-Babam hakkaten enteresan bi herif.Uykusunu alamadığında sürahi nine gibi huysuz bi kaynana olup çıkıyo.Geçen gün gelmiş "niye ders çalışmıyon sen" diyo."Sınıfı geçmeyi garantiledim,git başımdan bık bık etme" dedim,"Nerde garantiledin? Gene sınava girceemişin" diyo.Bi git lan.
-Okula gitmiyorum artık.Uyku düzenim kayık değilken erken yatıp erken kalkıyosam bile cumartesi günü sabah 8'de kalkamıyorum lan.Nepçim iş ben de anlamadım.
-İyice yaz geldi mına koyim ya.Pişiyorum lan.Bana kalsa klima açıcam yatarken ama kıyamet kopar sonra.İyice babasına (dedeme) benzemeye başladı herif.Bu havada (35 derece) üşüyo lan manyak mıdır nedir.(tamam 35 diilse de en az 30 derece.)
-Dün gece şişe çevirmece oynarken başıma gelenler : Miller şişesine sakso çektim.Perdenin arkasına geçip (naalaka lan?) porno film replikleri söyledim.Kıllı bi bacak yaladım.3 kişi oynanırsa anca bu kadar aq.
-Ama düşündüm de ; Miller şişesini götüme sokup kıllı bacak sahibine sakso çekmek zorunda da kalabilirdim değil mi? İyi kurtulmuşum lan.Oh rahatladım şimdi.
-Öslemim,sen benim bidenecik kardeşim,en yakınımsın.Kimse senin yerini tutamaz,senin yanına bile yaklaşamaz.Kırılma n'olur.Yüütfeen.
11 05 2010
Korkak Moruk - 2
1 yıl daha geçti.Bir öncekinin son yazım olabileceğini söylemiştim.Aslında öyle olmasını umut etmiştim.Olmadı.Ölmedim,ölemedim.
Biraz kendimi dışarılara atmaya başladım aslında.Öğlenleri şu evimin yakınındaki parka gidiyorum.Orda benim gibi buruşuk ihtiyarlarla oturup sohbet ediyoruz.Ne kadar da mutlular.Kısmen benimle aynı hayatı yaşamışlar.Hayatları boyu çalışıp bugünlerinde rahat etmenin hayalini kurmuşlar.Onlarla aramdaki fark ise onlar aileleri için çalıştı,bense hiçbir şey için...
Dün Tarık Bey'le oturmuş konuşurken yanına torunu geldi.6-7 yaşlarında kara saçlı kapkara gözlü bıcır bıcır bir kız çocuğu.İçimde dayanılmaz bir sızı duydum.Kıskandım.Bahane olarak bir şeyler geveleyip kalktım uzaklaştım oradan.Evime gelirken kaderin cilvesi gibi bir çift gördüm.Benim yaşlarımdaydılar,sımsıkı elele tutuşmuşlardı.Boğazıma bir yumru takıldı kaldı,dünden beri yutkunmak işkence oldu bana.
Bazen düşünüyorum da ; doğmasına izin vermediğim Nergizedâ'mın bana çektirdikleri bunlar sanırım.Belki de saçmalıyorum.Onu içimde yaşatıp varlığıma kendimi o kadar inandırdım ki , sanki gerçekten varmış gibi davranıyorum.Bir şeyi yaparken "Küçük sultanımın hoşuna gider mi acaba? Ne düşünür?" Galiba bunadım.
Prensesimin odasına giriyorum.Ona aldığım her şey artık zamana yenik düşmeye başladı.Oldukları yerde eskidiler.Biricik kızımın oyuncakları,giysileri."Benim kızım ayakkabıları çok sever" deyip de aldığım onlarca ayakkabı...Binden fazla rock,klasik,metal müzik cd'leri...Geçenlerde kızımın cd'lerinden bikaç tanesini dinleyeyim dedim.Yıllarca bekleye bekleye bozulmuşlar.Hepsinin yenisini almam lazım.Bitanemin ayakkabıları da artık kurumuş mu çürümüş mi bilemiyorum ama deforme olmuşlar.Onların da yenilerini almalıyım.
Kadınıma kızımızı dünyaya getirdiği gün takacağım üç taş pırlanta yüzük de kutusunda öylece bekliyo ; kızımın 18 yaşını doldurduğu gün açıp birlikte içeceğimiz şarap da kilerimde öylece duruyo...Yüzüğü birkaç ayda bir çıkarıp parlatıyorum,sonra tekrar özenle kutusuna koyup kasama kapatıyorum.Şarabı da çeviriyorum ara sıra.Belki çoktan bozulmuştur.Ya da harika bir şey olmuştur,bilmiyorum.
Parka gitmeye devam edicem her gün.Diğer ihtiyarların mutlulukları ızdırabımı arttırır belki.Belki son gelir artık.Gelsin artık.Bitsin,biteyim...
07 05 2010
Maddeler - 17
-Çarşamba gecesi uyumadım ve sabaha kadar fim-dizi falan izledim.Bilerek yaptım bunu.Dün akşam için.Nese,sabah yattım,akşamüstü uyandım.Ama ne uyanmak.İçerden kahkaha sesleri geliyo öyle böyle diil.Annemin günü vardı.Aradım annemi (evet odamdan salondaki annemi aradım) "bana yiycek bişeler getir" dedim."Bişe olmaz,gel" dedi.Bi gittim,45-55 yaş arası 4 tane hatun var içerde.Bana bakışlarından korktum lan.
-Ağustostan beri dün akşam ilk defa içtim.Bünye alkolü unutmuş amına koyim tepki verdi.2 bira içene kadar 3 kere işenir mi lan?
-Pii eskiden bi şişe votkayı sek buzlu içerdim,anca çakırkeyif olurdum.Ama dün akşam 3 küçük votka portakalla bi milyon oldum.Çabuk ayıldım gerçi.
-Final sınavında gene ilahiyatta giricem.Niye böle oluyo anlamadım.Başkasını gönderin lan oraya.Ürküyorum orda.Osursan günah amına koyim.
-Rüya görmeden uyumak için ne yapmam gerektiğini söyleyen ve söylediği işe yarayana bi kere vericem.
-Olum Çay Kupası , uykum vardı diye unuttum sanma,şöyle çimenlik bi yerde bi güzel pataklicam seni.Kaçarın yok.
-Gözlerim acıyo lan,bi de sırtım ağrıyo.Çok uyumiim diye koltukta yattım ama hem çok uyudum hem de sırtım ağrıyo.Hangi akla hizmet koltukta yattım bilemiyorum.Aklımı skiim.
-Çabuk akşam olsa da geri yatsam lan.
-De hayde.
06 05 2010
İlk Geceden Versem mi Vermesem mi? ~ İlk Geceden Versin Diye Üstelesem mi Üstelemesem mi?
Ulan şu saate kadar gece boyu film ve dizi izlemişim,şaftım kaymış.Uykum da gelmişti.Ama yattığımda o kanadını ziktiğimin ilham perisi geldi kafama sıçtı.Lan dedim uyursam yazcaklarımı unuturum.Neyse konuya gireyim.
Geçenlerde ağdabandı bi yazı yazmıştı aha şurda.Konuyla ilgili isyanını dile getirdi.Ben de aynı konuda çemkirmezsem pipim düşer.Bi de hanfendiye akıl sormak gibi bi eşşeklik ettim.Eee öö kem küm etti,pek bi yardımcı oldu.(Bi git lan sana akıl danışanda kabahat.) İsyan etmekte de haklı aslında.Erkeklerin genelinde (hepsinde değil bak) olan odunluk yüzünden sorun oluyo bu durum.Ha bi de caanım ülkemdeki yerleşik düşünce yüzünden.
En başta benim fikrim şudur.İlk gecede/buluşmada seks olmamalıdır.Yani hatun naz yapmalıdır,vermemelidir.Maksat kıymete binmek değil,hayır.Erkeğin hatunu düşünürken aklını mı yoksa çükünü mü kullandığını belli eder bi kere.Bir tavsiye vereyim : İlk geceden sevişmek için üsteleyen,taklalar atan herife basın tekmeyi.Genelleme yapıyorum.Napalım,kurunun yanında yaş da yanar.Böyle olmak zorunda.Erkeklerin çoğu değil de azı öküz olsaydı "niye genelleme yapıyonuz yahu" diye mızmızlık etme hakkımız olurdu.Ama şu durumda öle bi lüksümüz yok.Ha bazısı çüküyle düşünmüyodur da gerçekten değer veriyodur.Neblim hoşlanıyodur,zar zor bi buluşma ayarlamıştır.O buluşma sonrasında sevişme olursa daha da bağlanır,daha çok değer verir vesaire.Ama tekrar söylüyorum,ilk geceden sevişmek için zorlayan erkeglerin çoğu zikiyle düşünüyodur ve hatun onun için sadece skor tabelasında bi çizik olacaktır.
Ülkedeki yerleşik düşünce şeysinden bahsetmiştim.O da rezil bişe aslında.Bi kadın istediği erkekle birlikte olunca adı kaşara orospuya çıkıyo ne yazık ki.Ve bu ithamlarda bulunanlar da her zaman "namus timsali" ortalıkta dolanan,"namus" deyip karısını kızını öldüren ; ama komşunun karısını kızını,yolda gördüğü hatunları aç köpek gibi izleyip salya akıtan zihniyetlerdir.Amına koduklarım,bi siktirin gidin ölün lan.Nese sinir yapmicam.
İlk geceden sevişmeyip zamana bırakmanın faydaları da vardır."Ben erken boşalıyorum,karanlık olmazsa sevişemiyorum,orgazm olamıyorum,sigim küçük,götüm büyük" gibi şeyler daha ilk gecede tecrübe edilirse o sevişme fiyaskodan öteye gitmez söliim.Acele etmeyin ulan.Sabredin.Bikaç kere buluşun konuşun sohbet edin.Neblim mesajlaşın,emesende bık bık edin.Bırak sevişme kendiliğinden olsun.Öyle bi an gelsin ki iki taraf da kendini kaybetsin,her şey mükemmel yerli yerine otursun,konuşmaya bile gerek kalmasın.İşte o zaman muhteşem bi sevişme yaşanır.Belli mi olur? Aceleye getirince boka sarıyo her şey olm sakin olun.İlişkide en son paylaşman gereken mahremini,özelini,bedenini ilişkinin en başında çiftinle paylaşmaya kalkarsan hayal kırıklığı olur tabi.
Hele bi de sigiyle düşünen bi dürzüye denk gelinirse oy oy oy.Herif otuzbirini çeker,sonra "hadi paii" der.Sonra da "hepiniz aynısınız" lafını biz dinleriz amına koyiim.Siktirin lan.
04 05 2010
Ex Sorunsalı
Aslında maddelerde yazcaktım bu konuyu ama tek bir maddeye sığmicak kadar geniş çaplıydı.Geçenlerde bi ex mevzusu yaşamıştım.Ex tarafından aranmıştım tekrar.Daha doğrusu blogumu bulmuş ve okumuş.Buna bi posta şaşırdım zaten.Nerden buldun nasıl buldun lan? Nese bi de üstüne yazdığım bişeye gocunmuş.Buna da ayrı bi posta şaşırdım.Bikaç mailleşme falan oldu,ben uygun bir dille -gayet kibarca- görüşmek istemediğimi (öyle olması gerektiği için) falan dile getirdim.Güzel güzel vedalaştık tekrar.
Ama asıl ekşın bugün oldu.Blogumu okuduğunu biliyodum,bunu da okuycak hatta.Dün yazdığımdan sonra "neyin var" gibisinden mail atmış ve msn'imi eklemiş.Onunla sevgiliyken aynı zamanda da çok yakın arkadaş olduğumuzu inkâr edemem.Hatta sadece birkaç kişiye söylediğim bişey var.Beni bugünkü ben yapan,büyümemi ve olgunlaşmamı sağlayan odur.Bi de kimseyle aramın kötü/bozuk olmasını ve kimseyi kırmayı sevmiyor oluşum var.Bu yüzden terslemedim.Saatlerce karnımıza ağrılar girene kadar güldüğümüz geyiklerimizi özlediğini itiraf etti.Ne yalan söliim ben de özlemedim değil.O geyikler özlenmeyecek gibi değil çünkü.Ama karıncayiyen kılıklı -güya- romantik manitası benimle görüşmesini istememiş ve kavga çıkarmış.Alala,zamanında ben aynı herifle görüşmemesini istediğimde inat edince kavga çıkarmamıştım halbuki.Çıkarmaya çalıştım daha doğrusu,aldım ağzımın payını.Velhasılkelam bodur gudik mızmızlandığı için tekrar görüşmeyi kesti benle.Noliy lan.
Bi yandan da götüm kalktı lan.Valla bak.Bi sap tarafından manitası için tehlike olarak görülmek gurur okşayan bişeydir.Ben o ornitorengi hiç tehlike olarak görmemiştim.Neyini görcem lan.Sıfatı burda göstermek isterdim de fotosunu bulamadım şimdi.Tamam alçakgönüllü olmam lazım.Bunları demedim sayalım (ahuehauhuehah siktir).Ama aklım konusunda mütevazi olmam.Hatunumu bi salaktan niye kıskanim ki.Ayrıca bu ex'e karşı artık içimde hiçbişe olamayacağının canlı kanıtı bu eleman."Çirkinin aşkı daha büyük olur" düşüncesi nası bi mantıktır anlamadım.Yani gözümden dişisel olarak düştü.Ama kıskanılmak çok güzel oldu.İyi geldi lan.Kafam bozuktu zaten bu aralar.Perşembe günü de bi güzel içeyim sarhoş olayım.Hadi selametle.
30 04 2010
İyi Çocuk
Daha dün diğer blogda yazdım.Filmi izlerken dejavu oldum sanki.Harry'nin Harmony ile ilişkisindeki durumunda.O filme karşı bi sempati oluştu içimde.Top20 listeme girdi.
Bazı tipler vardır.Böyle duygusal olarak kendi halinde olan tipler.Birinden hoşlandıklarında bunu belli etselerde bi skim karşılık alamazlar.Çünkü değer verdiğinde çok şımartır karşısındakini.Karşısındakinin dev aynasındaki yansımasını görür.Ve hoop birden iyi çocuk olur."Sen çok iyi bi dostsun" modu.Sonra da haydaa hoşlandığı hatunun aşk maceralarını dinler.Hatun çocuğun kendinden hoşlandığını bilse de bilmese de devam eder.Çocuğun içi burkulur,boğazı düğümlenir.Gırtlağı ciğerleri nikotinden yapış yapış olana kadar art arda sigara yakar.Ama yine de sesini çıkarmaz.Hoşuna giden hatuna "bu kadar basit" bişe için gönül koyacak değildir.Mazoşist gibi onu dinler,kırbaçların sırtında şaklamasına izin verir dişlerini sıkarak.Ve en zoru da bu kadar acıya rağmen gülümser,teskin etmeye çalışır.Sırf yüzü asılmasın diye.Olur da kazayla "bunları bana anlatman canımı yakıyo" derse siktiri yer.Çünkü onu gıkını çıkarmadan dinlediği sürece,teselli ettiği sürece değerlidir hatunun gözünde.Sonra kuyruğunu kıstırıp gene özür diler.Ona yakın olmak için katlanmaya razıdır çünkü.
Her kadının etrafında böyle "iyi çocuk"lar vardır.Yapmayın etmeyin demiyorum.Çünkü aynı durumun tersi olsa ; yani iyi arkadaş olan kadın olsa ve umursamadan maceralarını anlatan erkek olsa daha farklı olur.Kadın sadece iyi çocuğun onu dinlemesini ister.Ve karşılığında hiçbişe vermez.Ama hayvan olan erkek kadına binbir eziyetle dinletir,üstüne bi güzel siker,sonra basar tekmeyi.Bu yüzden kadınların yaptığı zararsızdır.
Yapılacak en iyi şeyse bu durumu kabullenmek,kaderine razı olup her zaman "iyi çocuk" olmaya devam etmektir.Çünkü böylelerinin para eden "tek" iyi yönü budur zaten.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)